YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7250
KARAR NO : 2007/8057
KARAR TARİHİ : 04.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar, dava dilekçesinde nüfuslarında çocukları olarak kayıtlı bulunan … hiç olmadığından kaydının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar dava dilekçesinde; gerçekte … adında bir çocuklarının dünyaya gelmediğini ileri sürerek nüfus kütüğüne 24.1.1984 doğumlu olarak kaydedilmiş bulunan …’in nüfus kaydının iptalini istemiş mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; bir kısım tanıklar, tanıkları davacılar … ve …’nin … adlı bir çocuklarının bulunmadığını yeminli anlatımları ile bildirmişlerdir. Yapılan kolluk araştırmasında da davacıların 24.1.1984 doğumlu … adlı bir çocuğun var ve sağ olmadığı saptanmış ancak baba … …, … İlçe Jandarma Komutanlığına verdiği 20.4.2005 günlü ifadesinde 25-30 yıl kadar önce bir oğlunun dünyaya geldiğini ve bir aylıkken vefat ettiğini açıklamıştır. Bu durum karşısında mahkemece, davacıların dünyaya gelip sonradan ölen bir erkek çocukları olup olmadığını en iyi bilebilecek olan davacı Anne …’nin de bu konuda beyanına başvurulması ve davacıların bir erkek çocuklarının doğup nüfusa kayıt edildikten sonra ölmüş olup olmadığının araştırılması, bu yöndeki anlatımların nüfusta sağ olarak gözüken … ile uyumluluk gösteriyorsa başka bir anlatımla böyle bir iddia kanıtlanır ise bunun ölüm tarihi de saptanarak … olarak kayıtlı çocuk olduğunun ve öldüğünün tespitine, aksi takdirde dava dilekçesinde ileri sürüldüğü gibi böyle bir çocuk hiç doğmamasına karşın nüfusa tescil edildiğinin anlaşılması durumunda ise kaydının iptaline karar verilmesi gerekir.
Mahkemece yukarıdaki hususlar gözönünde tutulup yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan “davanın reddine” karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.