Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/7283 E. 2007/10094 K. 26.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7283
KARAR NO : 2007/10094
KARAR TARİHİ : 26.11.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, tadilat projesine onay verilmiş sayılması, karşı davada kat malikleri kurulu kararının iptali, birleşen davada eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, karşı dava ile birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, kat irtifaklı anayapıda sonradan kurulan kalorifer tesisi için düzenlenen tadilat projesine onay vermeyen davalıların onay vermiş sayılmalarına mahkemece karar verilmesi, karşı davada kat malikleri kurulunun anayapıda kalorifer tesisi kurulmasına ilişkin olarak aldığı 02.12.2003 tarihli kararın iptali, birleştirilen davada onaylı mimari projeye aykırı olarak kurulan kalorifer tesisinin sökülerek eski hale getirilmesi istenilmiş, mahkemece taraflara tefhim edilen kısa kararda asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmekle birlikte, birleştirilen dava hakkında bir karar verilmemiş, taraflara tebliğ edilen gerekçeli kararda ise asıl ve karşı dava yanında birleştirilen dava ile ilgili olarak da karar (davanın reddine) verilmiştir.
1-Asıl ve karşılık davalarla ilgili olarak; Asıl davanın davacılarından olup, karşı davanın davalıları arasında bulunan … dosyada mevcut tapu kaydına göre kat maliki değildir. Kat maliki olmayan bir kişinin anayapıyla ilgili olarak açılan tadilat projesine onay verilmiş sayılması davasında aktif, kat malikleri kurulu kararının iptali istemli davada pasif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Mahkemece, …’ın hangi sıfatla bu davalarda taraf olduğu hususu üzerinde durulması ve özellikle kat malikleri kurulu kararının iptali davasında pasif husumetin, iptali istenen karara olumlu oylarıyla katılanlara yöneltilmesi gerektiği dikkate alınarak, …’ın davaya konu kararda hangi kat malikinin temsilcisi olduğunun saptanması ve o kat malikinin de davaya katılımı ve bu suretle taraf teşkili sağlandıktan sonra deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,
2-Birleştirilen 2003/778-2004/349 sayılı dava ile ilgili olarak; Sonradan yazılan gerekçeli kararın, tefhim edilen kısa karara uygun olması gerekir. Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunması, 10.4.1992 gün ve 1991/7-1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince mutlak bozma nedenidir.
Taraflara tefhim edilen kısa kararda bir karar verilmemiş iken, taraflara tebliğ edilen gerekçeli kararda davanın reddine karar verilmek suretiyle ortaya çıkan çelişki nedeniyle, anılan İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca yeniden hüküm kurulmak üzere diğer hususlar incelenmeksizin, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.