YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7575
KARAR NO : 2007/7788
KARAR TARİHİ : 27.09.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bir kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve dava konusu taşınmaza arsa niteliğine göre değer belirleyen bu rapora göre hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma taşınmazın arsa olarak kabulü için yeterli değildir.
Şöyle ki;
Yargıtay’ca da kısmen benimsenen Bakanlar Kurulunun 28.2.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca imar planı içerisinde yer almayan taşınmazın arsa olarak değerlendirilebilmesi için sınırları içerisinde yer aldığı idari birimin belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde olması, taşınmazın iskan edilebilmesi veya meskun olduğu için belediye ve diğer kamu kuruluşlarınca getirilmiş yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma gibi belediye ve altyapı hizmetlerinden yararlanan yerler arasında bulunması gerekir.
Geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen belediye başkanlığı yazısından dava konusu taşınmazın imar planı dışında, mücavir alan sınırları dışında, belediye hizmetlerinden (yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama ve kanalizasyon) yararlanmayan konumda olduğu belirtilmiştir. Dava konusu taşınmazın bu özellikleri ile arsa olarak nitelendirilmesi ve buna göre bedelinin tespiti doğru görülmemiştir.
Mahkemece, Tarım İl Müdürlüğünden değerlendirme tarihi itibariyle çevrede ekilmesi mutad ürünler münavebesini gösterir veriler getirtilerek, içinde ziraatçi bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan taşınmazın arazi niteliğine göre değerlendirme yapan ek rapor alınmalı, raporun verilere uygunluğu denetlenmeli ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.9.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.