Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/7873 E. 2007/9887 K. 19.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7873
KARAR NO : 2007/9887
KARAR TARİHİ : 19.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Üçüncü bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu taşınmaz ile karşılaştırılan 289 ada 19 parsel sayılı emsal taşınmazın değerlendirmeye esas alınan 21.12.1987 tarihli satışı değerlendirme tarihinden yaklaşık 16 sene önce yapılmış olup, incelenen bu satışın değerlendirmeyi gerçeğe uygun ve isabetli kılmayacağı açıktır.
Mahkemece bu taşınmaz yerine dava konusu taşınmaza daha yakın çevrede ve satış tarihi olarak daha yakın tarihli taşınmaz satışları resen araştırma yapılarak getirtilip bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerektiğinin dikkate alınmamış olması,
2-Birinci bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın emsal alınan 2007 ada 10 parselin %10’u değerinde olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, aynı emsali alan ikinci bilirkişi kurulu raporunda bu defa dava konusu taşınmazın emsalin %40’ı oranında bir değere sahip olduğu kabul edilmiş ve buna göre değerlendirme yapılmıştır.
Buna göre raporlar arasındaki mevcut %30 değerlendirme farkı çelişki olarak yorumlanıp, bilirkişi kurullarından bu çelişkinin giderilmesi için ek raporlar alınması gerektiği düşünülmeden bu çelişkili raporlara dayanılarak hüküm tesis edilmesi,
3-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11.maddesinin (d) bendinde vergi beyanı, kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Vergi beyanları ve resmi makamlarca yapılan kıymet takdirleri genellikle taşınmazın gerçek değerini tam olarak yansıtmamakta, gerçek değerinden daha düşük değerler belirlenmektedir. Ancak bu husus dava konusu taşınmaz için olduğu kadar emsal içinde geçerlidir ve emsal karşılaştırması yapılırken dikkate alınması yasa gereğidir. Bu nedenle dava konusu taşınmaz ve emsal alınan taşınmazların -değerlendirme tarihi itibariyle- bulundukları cadde veya sokak için belediyelerce emlak vergisine esas olmak üzere belirlenen m2 fiyatları, ilgili belediyeden getirtilerek bu değerlere göre verilen m2 fiyatının mukayese edilmesi gerekir.
Emsalin ve dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas değerlerinin birbirine oranı ile bilirkişi raporlarında emsal karşılaştırması sonucu değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı ise, mahkemece bu farklılık ve çelişki bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak mutlaka giderilmelidir.
Açıklanan konularda mahkemece gerekli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi,
4-Dava konusu 90 ada 29 parsel sayılı taşınmaz ile birinci ve ikinci bilirkişi kurulu raporlarında somut emsal alınan 2007 ada 10 parsel sayılı taşınmazın İmar Yasasının 18. maddesi gereği düzenlemeye tabii tutulmuş imar parseli olup olmadığı araştırılarak dava konusu taşınmazın kadastro parseli, emsal taşınmazın ise imar parseli olduğunun anlaşılması halinde dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerekirken bu araştırma yapılmadan her iki taşınmazında kadastro parseli olduğu belirtilerek bu indirimin yapılmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.