Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/7980 E. 2007/10749 K. 06.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7980
KARAR NO : 2007/10749
KARAR TARİHİ : 06.12.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı 18.3.2005 günlü dilekçesinde, mahkemece daha önce verilen ve kesinleşmiş bulunan iki ayrı hükümden ikincisinin iptali ile yargılamanın yenilenmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile mahkemenin 2003/949 E-1321 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde dava konusu bağımsız bölümün tapuda arsa paylı … depo olarak kayıtlı bulunduğunu ve bu yerin kullanımı ile ilgili olarak açılan birinci davada mahkemece dişçi muayenehanesi olarak kullanılamayacağına karar verilip bu hükmün kesinleştiğini, bundan sonra aynı yerin işyeri olarak kullanımı nedeniyle açılan davada sözü edilen yerin olduğu gibi kullanılması kaydıyla işyeri olarak kullanılabileceğine mahkemece karar verilip bu hükmün de kesinleştiğini, projesinde … depo olarak onaylanıp tapuya da depo olarak tescil edilen yerin işyeri olarak kullanılamayacağı gerekçesi ile yargılamanın iadesi yoluyla ikinci hükmün iptalini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, yargılamanın yenilenmesi istemine konu edilen … 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/949 E-1321 sayılı kararının iptali yolunda hüküm kurulmuştur.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacının vekili aracılığıyla 2.12.1994 günü … olduğu dilekçesinde dava konusu yerin dişçi muayenehanesi olarak kullanılamayacağına ilişkin istemi mahkemece kabul edilmiş, davalı tarafın temyizi üzerine incelenen bu karar tapuda mesken olarak kayıtlı bağımsız bölümlerin dişçi muayenehanesi olarak kullanılmasının mümkün bulunduğu, buna kıyasla işyeri olarak kullanılabilen … deponun da ilke olarak dişçi muayenehanesi şeklinde kullanılmasına engel bir yasa hükmü veya uygulama bulunmadığını ancak, davalı depo niteliğindeki bu yeri dişçi muayenehanesi olarak kullanmak için mimari projesine aykırı olarak ana binanın ortak tesisat ve hizmetlerinden yararlanıyor veya bu yararlanmayı sağlamak üzere tadilat yapmış ise bu hususun kat maliklerinin oybirliği ile onayını gerektireceğinden mahkemece bu hususta bir araştırma ve inceleme yapılmadan bağımsız bölüm niteliğindeki … deponun sırf bu niteliği itibariyle dişçi muayenehanesi olarak kullanılamayacağına karar verilmesinin yanlışlığına değinilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarında davalının işgal ettiği depo nitelikli bağımsız bölümde pis su giderlerinin anayapının bodrum kat merdiven sahanlığı ile kapıcı dairesinin … kaplamasının altından dış sokak şehir şebekesine bağlantısının yapıldığı bildirilmiş, mahkemece anagayrimenkulün ortak tesisatına müdahale olduğu halde bu husus gözardı edilerek ve asıl dava konusu olan, davalının depoyu dişçi muayenehanesi olarak kullanılmasının men’ine dair istem ile ilgili hüküm kurulmayarak dava konusu edilmeyen ve sonradan açılan kapının eski hale getirilmesine karar verildiği görülüp bu hususlardan dolayı da hüküm yeniden bozulmuştur. Bu bozma kararına da uyan mahkemece dava konusu yerin dişçi muayenehanesi olarak kullanılamayacağına karar verilmiş ve bu hüküm kesinleşmiştir.
Bundan sonra davalı 3.8.2001 günlü dava dilekçesi ile aynı yerin malikinin bağımsız bölümün onaylı mimari projesine aykırı bir şekilde tadilat yapmak suretiyle bu yeri ev tekstili imalatı ve satış yeri olarak diğer davalıya kiraya verdiğini ileri sürerek dava konusu yerin (deponun) eski hale getirilmesini, hiçbir şekilde işyeri, büro ve mesken olamayacağının hüküm altına alınmasını, kiracının tahliyesini, diğer projeye aykırılıkların eski hale getirilmesini istemiş; mahkemece dava konusu istemle ilgili olarak sözkonusu deponun işyeri ve mesken olamayacağı belirtilip, kiracının da buradan tahliyesine karar verilmiş, dosyayı inceleyen dairemiz “…depo nitelikli bağımsız bölümlerin ortak yerlerde projeye aykırı bir değişiklik yapılmadığı sürece işyeri olarak kullanılmasının kat maliklerinin iznine bağlı olmadığı, dava konusu deponun davalı kiracı tarafından ev tekstil ürünleri imalat ve satış yeri olarak kullanılmasının yasaya aykırılık teşkil etmeyeceği…” gerekçesi ile kararı bozmuştur. Sonucu itibariyle bu bozma kararı doğrultusunda yerel mahkemece hüküm kurulmuş ve bu karar da kesinleşmiştir.
Yukarıda açıklandığı gibi her iki dava ile ilgili dava konusu olayların ve tarafların birbirinden farklılık arzettiği anlaşılmaktadır. Bir davanın diğer dava için kesin hüküm teşkil edebilmesi her iki davanın taraflarının, konusunun ve sebebinin aynı olmasına bağlıdır. Mahkemece bu husus dikkate alınarak davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.