YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8107
KARAR NO : 2007/8805
KARAR TARİHİ : 23.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili dava dilekçesinde hiç olmadığı halde nüfusta davacının kızı olarak kayıtlı bulunan …’in kaydının iptalini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı …’ın 1971 yılının Mayıs ayında müvekkilinin yapmış olduğu doğum sonucu dünyaya geldiğini, hastanede görevli hemşire tarafından “…” adı konulmak suretiyle 1971 doğumlu olarak nüfusa kaydedildiğini, bu kayıttan habersiz olan davacının eşi … …’ın aynı çocuğu … ismiyle tekrar nüfusa kaydettirdiğini ve bu isimle yaşayıp haklar kazandığını, … ve … adlarının aynı kişiye ait olduğunu, … ismiyle yaşayan herhangi bir kimsenin bulunmadığını ileri sürerek, nüfus kütüğünde … adıyla yazılı kaydın iptaline karar verilmesini istemiş, mahkemece hastanede dünyaya geldiği resmi belge ile anlaşılan … …’ın olmadığına, yaşamadığına ilişkin iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddi yolunda hüküm kurulmuştur.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davalı … …’ın 1.7.1972 tarihinde doğup 8.7.1972 günü tescil edildiği, baba adının …, anne adının ise … olduğu, … … … Mah. C:10, H:67, Sıra:4′ de nüfusa kayıtlı bulunduğu, aynı hanedeki başka bir kayıtta … … adında bir kardeşinin olduğu 26.5.1971 günü dünyaya gelen …’in 3.6.1971 tarihinde nüfusa tescil edildiği, … …’ın 2.6.1971 günü düzenlenen doğum kağıdı ile … Devlet Hastanesinde, … … adına düzenlenen doğum kağıdında ise 1.7.1972 günü evde doğduğu, Mahkemece yaptırılan kolluk araştırmasında … … ile … …’ın aynı kişi olduğu davacının ve eşi …’in … … adında başka çocuklarının bulunmadığının saptandığı anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Yasasının 7. maddesine göre, resmi sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı değildir. Bu duruma göre bir kimsenin nüfus kütüğüne birden fazla kaydedilmesi mümkün bulunmadığından, mükerrer olan kaydın iptaline karar verilmelidir. Kamu düzenini ilgilendiren böyle bir davada kayıtlardan hangisinin iptal edileceğine davacının tercih ve istemine bakılmaksızın mahkemece karar verilmelidir. Somut olayda davacının … … adındaki çocuğunun kaydının aslında … …’a ait olduğunu ileri sürerek iptalini istemiş olması mahkemeyi bağlamayacak, koşulları gerçekleştiğinde diğer kaydın (… …’ın kaydının) silinmesi yolunda da hüküm kurulabilecektir. Dava konusu edilen ve aynı kişiye ilişkin bulunan 2 kayıttan ilki hastanede tutulan doğum kağıdına dayanılarak nüfusa tescil edilmiş olup, hastane kayıtlarına göre -sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmış olmadıkça- yapılan tescil işlemi iptal edilemeyecektir. Ancak, olayımızda ilk kayıt içeriğindeki bilgiler hastane kayıtları ile uyum arzetmektedir. …’nın doğum tarihi 1.7.1972 değil hastanede düzenlenmiş doğum kağıdına göre ve davacınında kabulünde olduğu gibi 26.5.1971 olarak belirlenmiştir. Bu durum karşısında mahkemece her iki kaydın aynı kişiye ait olduğu kanıtlanmış bulunduğuna göre davacının istediği …’e ait birinci kaydın değil, …’ya ait 2. kaydın iptaline …’nın adı da dahil olmak üzere bu kayda işlenmiş bulunan kişisel hal değişikliklerinin ilk kayda aktarılmasına karar verilmesi gerekir. Kamu düzenine ilişkin bulunan nüfus kayıtlarının doğru tutulmasını sağlamak idarenin görevi olduğu gibi doğru sicil oluşturmakta mahkemenin görevidir. Tüm bu hususlar nazara alınarak davanın yukarıda açıklandığı gibi kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.