YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8474
KARAR NO : 2007/8846
KARAR TARİHİ : 25.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile 15.000.000.000TL. ecrimisilin davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, kamulaştırma bedelinin arttırılması ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1-Ecrimisil (haksız işgal tazminatı) davası yönünden; dosyadaki yazılara kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirde bir isabetsizlik görülmemesine göre temyiz itirazınlarının reddi ile ecrimisille ilgili hükmün ONANMASINA,
2-Kamulaştırma bedelinin artırılması ile ilgili dava yönünde ise;
2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasına eklenen 24.4.2001 tarihli ve 4650 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi hükmüne göre bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihte kamulaştırma kararı alınmış ancak henüz tebligata çıkarılmamış kamulaştırmalarda bu yasa hükümleri, diğerlerinde önceki hükümler uygulanır.
Somut olayda dava konusu taşınmaz davalı idarece 7.10.1976 tarihinde kamulaştırılmış olup, Dairenin geri çevirme kararı üzerine kamulaştırmayı yapan idarece gönderilen 27.7.2007 … 25288 sayılı yazı içeriğinden kamulaştırma kararının gerek bu davanın davacılarına gerekse diğer paydaşlara tebliğe çıkarılmadığı anlaşılmaktadır. Saptanan bu durum karşısında 4650 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesi uyarınca bu yasanın yürürlüğe girdiği 5.5.2001 tarihinden önce kamulaştırma kararı alınmış ancak tebligata çıkarılmamış olduğundan ve anılan yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bu durumda davacıların aktif husumet ehliyetleri bulunmamaktadır. Kaldı ki kamulaştırma kararın tebliğ niteliğinde olan ferağ işlemi 4650 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce olsa bile eldeki bu bedel arttırımı davası 2942 Sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen 30 günlük süre geçtikten sonra açılmış olduğundan davanın hak düşürücü süre yönünden de reddi gerekirdi.
Sonuç olarak yukarıda açıklandığı üzere 4650 sayılı yasanın geçici 1. maddesi hükmüne göre davacı taşınmaz mal sahiplerinin husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçeksi ile davanın reddi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.