YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/924
KARAR NO : 2007/1653
KARAR TARİHİ : 27.02.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, projeye aykırılıkların eski hale iadesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı (asil) … Vekili Av.Tamer Heper ve Av.Hürriyet Azak ile aleyhine temyiz olunan davacı vekil Av.Neslihan Kocaoğlu geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosya eksik nedeniyle geri çevrilmiş bu kez iade edilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, Beşiktaş Bebek Mah, 68 Pafta, 632 ada, 145 parsel sayılı taşınmazın 1/2 maliki olduğunu ve bunun üzerinde bina yapmak üzere davalılardan Hatipoğlu Planlama İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile 20.12.1989 tarihinde Beyoğlu 18. Noterliğinde 66696 Yevmiye ile düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıp taşınmazın mülkiyetini bu davalıya devrettiğini, davalı şirket, kendisine düşen (2) nolu bağımız bölümü 13.8.1993 günü şirketin ortağı olan diğer davalı …’na tapuda verdiğini, sözleşme uyarınca yapılan binayı yarı yarıya paylaştıklarını ve metrekare olarak aynı büyüklükte yapılması gereken dairelerden davalı, kendi payına düşen 2 ve 4 numaralı olanları onaylı mimari projeye aykırı olarak yaptığını ileri sürerek davalıların haksız müdahalelerinin önlenmesini, kaçak ve ilave kısımların yıkılmasını, binanın ilk projesine uygun hale getirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, davalının müdahalelerinin önlenmesine ve projesindeki eski hale getirilmesine karar verilmiştir.
Dosya içindeki belgelerden ve özellikle 09.05.2005 günlü bilirkişi kurulu raporu içeriğinden; dava konusu olan Bebek Mahallesi İğdeli-Yeşilpınar çıkmazında 68 pafta, 632 ada, 145 parsel sayılı 5465 m2 alanlı kat irtifaklı anataşınmazda 250/1000’er arsa paylı (1) numaralı tripleks ile (4) numaralı dubleks meskenlerin davacı … Triandafilidi’se (3) numaralı dubleks meskenin davalı … Planlama İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. ye (2) nolu dubleks meskenin ise yine davalı …’na ait bulunduğu, davalının, Boğaziçi İmar Müdürlüğünün 26.6.1990 tasdik tarihli projesine aykırı olarak anataşınmaza el attığı ve bunların 9.5.2005 günlü bilirkişi raporuyla eklerinde açıkça gösterildiği dava konusu anataşınmazın 2960 Sayılı Boğaziçi Kanununa tabi bir taşınmaz olduğu anlaşılmıştır. Boğaziçi Yasasının 9. maddesine göre; Boğaziçi İmar Müdürü, Boğaziçi alanında bu yasanın amacına uygun olarak faaliyetlerin planlamasından, koordinesinden ve uygulanmasından, Boğaziçi alanının genel görünüm ve estetiğinin, tarihi, doğal, mimari özelliklerinin korunmasından birinci derecede sorumludur. Boğaziçi imar planlarının hazırlanması yapılması görevi bu yasa ile Boğaziçi İmar Müdürlüğüne verilmiştir. Davacı ile davalı tarafın üzerinde anlaştığı tek onaylı proje, ana taşınmaz ait 26.6.1990 tastik tarihli projedir. Davacının, davalıya vermiş olduğu genel yetkiye dayanarak hazırlanacak değişiklik projesine tüm malikler tarafından onay verilmedikçe bu projenin hangi makam veya merci tarafından tasdik edilirse edilsin hukuken geçerli bir proje olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Davalı tarafın dayandığı 3.11.1992 günlü İbra protokolünde davacının, davalı tarafından gerçekleş- tirilen projeye (26.6.1990 günlü projeye) aykırılıklara açıkça onay verdiğine dair bir ibare bulunmamaktadır. Geri çevirme kararı üzerine getirtilen İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 1991/2021 Esas sayılı dosyasında; davacı … Triandefelidi’nin savunmasındaki “müteahhitimizin yapmış olduğu işlemler bütünüyle mevcut ruhsatlara uygundur” şeklindeki sözleri davalının yapmış olduğu projeye aykırılıklara onay verdiği anlamına gelmeyeceği gibi kendisini cezai sorumluluktan kurtarmaya yönelik bir savunma sözleri olarak değerlendirilmiştir. Davacının, hiç bir şekilde projeye aykırılıklara rıza gösterdiğine dair beyanına bu dosyada da rastlanmamıştır. Ayrıca 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 18. Maddesi, korunması gerekli taşınmaz Kültür Varlıkları ile ilgilidir. Mevzuata ve yasalara aykırı şekilde inşa edilmiş bir binanın koruma altına alınması söz konusu olamayacağı gibi ilgili kurulların bu konuda vermiş oldukları koruma kararları yok hükmündedir. Malik muvafakatı taşımayan projelerin tasdik edilmesinin de hukuken bir geçerliliği bulunmamaktadır. Tüm bu hususlar dikkate alındığında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
Dava konusu anataşınmaz onaylı mimari projeye (26.6.1990) tasdik tarihli projeye uygun şekilde inşa edilmediği halde mahkemece sanki bu proje uygulanmak suretiyle bina yapıldıktan sonra projeye aykırı tesis ve değişikliklerin meydana getirildiği izlenimini verecek şekilde “davalının bu müdahalelerinin önlenerek projesindeki eski hale getirilmesine” karar verilmesi doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden gerekçeli kararın hüküm fıkrasının sekizinci satırındaki “projesindeki eski hale” sözcüklerinin metinden çıkartılmasına, yerine 26.6.1990 onay tarihli mimari projesine uygun hale” sözcüklerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 500,00 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 27.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.