YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9857
KARAR NO : 2007/10663
KARAR TARİHİ : 04.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davada, davalı … …’ın davacı … ve ölü eşi … …’in çocuğu olmadığını bildirerek … anne ve babası … ile … … hanesine kaydedilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1- Dava dilekçesinde dosyadaki nüfus kayıt tablosuna göre nüfusta davacı … ile ölü eşi … … çocuğu olarak nüfusa kayıtlı bulunan … …’in davacıların hanesindeki nüfus kaydının iptali ile … anne ve babası olan … ve … … nüfusuna kaydedilmesi istenilmiştir. Yargılama sırasında Adli Tıp Kurumundan alınan 09.09.2004 tarihli raporda …’in … …’ın annesi olamayacağı … … (…’in) %99,99 ihtimalle … …’ın annesi olabileceği, Yine Adli Tıp Kurumundan alınan 17.06.2005 tarihli raporda ise … …’in … … (…)in babası olamayacağı, … …’in %99,99 ihtimalle … …’ın babası olabileceği belirlenmiştir.
Mahkemece mevcut kayıt iptal edilerek … ve … kızı olarak ölü …’in nüfusuna kaydedilmesine karar verilen … … (…)in 23.07.1967 doğumlu olarak nüfusa kaydının yazılmasına karar verilmiştir. Dosyadaki nüfus kaydının incelenmesinde Adli Tıp Kurumu raporuna göre … olarak tespit edilen … …’in 25.5.1960 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Bir kişinin ölümünden çok sonra çocuğunun olması yaşamın olağan akışıyla bağdaşmamaktadır. Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalar kamu düzeniyle yakından ilgili bulunduğundan hakim istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği kanıtlar esas alınıp öteki kayıtlarla çelişki meydana getirmeyecek şekilde karar vermek durumundadır. Şu kadar ki belgelere dayalı nüfus kayıtlarının aksi somut ve kesin delillerle kanıtlanmadan bunlarda değişiklik yapılamaz. Nüfus kaydında …’in ölüm tarihi ve …’ın doğum tarihinin kesin delillerle saptanıp, bu çelişki giderildikten sonra oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
2- Nüfus Kanununun 36. maddesi hükmüne göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarda Cumhuriyet Savcısı ile Nüfus Müdürü veya Memurunun hazır bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur.
Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan Cumhuriyet Savcısı ile Nüfus İdaresi Temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması,
3- … … kızı …’nin miraçılarını gösterir biçimde vukuatlı nüfus aile kayıt tablosunun getirtilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.