YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10126
KARAR NO : 2008/10274
KARAR TARİHİ : 13.10.2008
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dairenin 5.02.2008 tarihli 2007/10273-2008/896 sayılı geri çevirme kararında dava konusu taşınmazın imar planı içinde olup olmadığı, imar planı içinde ise tarihi, ölçeği ve türü (nazım-uygulama), belediye ve diğer altyapı hizmetlerinden, (yol, su, elektrik, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma gibi) yararlanma durumu, etrafının meskun olup olmadığı, nazım imar planı içinde ise bu plandaki konumu, hangi amaçla plan kapsamına alındığı, yerleşim merkezine mesafesi, beldenin gelişme istikametinde olup olmadığı hususlarının belediye başkanlığından sorularak alınacak cevap yazılarının dosyaya konulması istenilmiş, belediye başkanlığının cevabi yazısında dava konusu taşınmazın 04.01.2008 gün ve 7 sayılı Belediye Meclisi Kararı ile kabul edilen 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım ve uygulama imar planında kaldığı, belediye hizmetlerinden faydalanmadığı, etrafının meskun mahal olmadığı bildirilmiş, diğer hususlarda herhangi bir açıklama yapılmamış, bunun üzerine Dairenin 24.06.2008 tarih 2008/5377-7577 sayılı geri çevirme kararında ise gerekli özen gösterilerek dava konusu . 733 parsel sayılı taşınmazın değerlendirme tarihi olan 21.11.2005 tarihi itibariyle imar planı içinde olup olmadığı, imar planı içinde ise tarihi, ölçeği ve türü (nazım-uygulama), nazım imar planı içinde ise bu plandaki konumu, hangi amaçla plan kapsamına alındığı, yerleşim merkezine mesafesi, beldenin gelişme istikametinde olup olmadığı hususlarının belediye başkanlığından sorulması istenilmesine rağmen dosya içerisine getirilen yazıda dava konusu 733 parsel sayılı taşınmazın 21.11.2005 tarihi itibariyle imar planı içerisinde kaldığı, 04.01.2008 tarih ve 7 sayılı Revizyon imar planı ile 1/5000 nazım ve 1/1000 uygulama imar planı içerisinde kaldığı, kısmen yola, kısmen park alanına, kısmen rekreasyon alanına, kısmense 0.30/1.80 emsalinde hmax= serbest inşaat nizamında mesken bölgesine rastladığı bildirilmiş, ancak değerlendirme tarihi olan 21.11.2005 tarihi itibariyle hangi imar planı içerisinde kaldığı (1/5000-1/1000) bildirilmediği gibi gelen yazılardan da anlaşılamamakta ve bu suretle arsa niteliğinde olup olmadığı kesin olarak saptanamamaktadır.
Bakanlar Kurulunun Yargıtay’ca kısmen benimsenen 28.2.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan bir taşınmazın arsa niteliğinde kabulü için, uygulamalı (genelde 1/1000 ölçekli) imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunması esastır. Aynı karara göre, imar planında yer almayan bir taşınmazın, arsa sayılabilmesi için ise, belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vs.) yararlanan ve meskun yerler arasında yer alması gerekir.
Taşınmaz belediye nazım imar (1/5000 ve daha büyük ölçekli) planı içinde ise, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.4.1998 gün ve 1996/3-1998/1 Sayılı Kararı uyarınca, bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları, belediye merkezine uzaklığı, kullanım biçimi itibariyle iskan amacına yönelik yapılaşma olasılıkları da değerlendirilmek suretiyle arsa olup olmadığı araştırılmalıdır. Mahkemece bu hususlar Belediye Başkanlığından ve diğer ilgili mercilerden sorulup alınacak cevap yazılarına göre taşınmazların arsa niteliğinde olup olmadığı yeterince tesbit edilmeden arsa olarak değerlendiren raporlara göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 13.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.