Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/10677 E. 2008/10275 K. 13.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10677
KARAR NO : 2008/10275
KARAR TARİHİ : 13.10.2008

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dairenin 24.06.2008 tarihli 2008/1681-7578 sayılı geri çevirme kararında dava konusu taşınmazın imar planı içinde olup olmadığı, imar planı içinde ise tarihi, ölçeği ve türü (nazım-uygulama), belediye ve diğer altyapı hizmetlerinden, (yol, su, elektrik, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma gibi) yararlanma durumu, etrafının meskun olup olmadığı, nazım imar planı içinde ise bu plandaki konumu, hangi amaçla plan kapsamına alındığı, yerleşim merkezine mesafesi, beldenin gelişme istikametinde olup olmadığı hususlarının belediye başkanlığından sorularak alınacak cevap yazılarının dosyaya konulması istenilmiş, belediye başkanlığının cevabi yazısında dava konusu taşınmazın nazım ve uygulama imar planı içerisinde kaldığı, kesinleşen revizyon imar planının 04.01.2008 gün ve 7 sayılı Belediye Meclisi Kararı olduğu, belediye ve diğer altyapı hizmetlerinden faydalanmadığı, kısmen yola, kısmen park alanına , kısmen rekreasyon alanına, kısmense 0.30/1.80 emsalinde hmax= serbest inşaat nizamında mesken bölgesine rastladığı bildirilmiş, ancak değerlendirme tarihi olan 21.11.2005 tarihi itibariyle hangi imar planı içerisinde kaldığı (1/5000-1/1000) bildirilmediği gibi gelen yazılardan da anlaşılamamakta ve bu suretle arsa niteliğinde olup olmadığı kesin olarak saptanamamaktadır.Bakanlar Kurulunun Yargıtay’ca kısmen benimsenen 28.2.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan bir taşınmazın arsa niteliğinde kabulü için, uygulamalı (genelde 1/1000 ölçekli) imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunması esastır. Aynı karara göre, imar planında yer almayan bir taşınmazın, arsa sayılabilmesi için ise, belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vs.) yararlanan ve meskun yerler arasında yer alması gerekir.Taşınmaz belediye nazım imar (1/5000 ve daha büyük ölçekli) planı içinde ise, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.4.1998 gün ve 1996/3-1998/1 Sayılı Kararı uyarınca, bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları, belediye merkezine uzaklığı, kullanım biçimi itibariyle iskan amacına yönelik yapılaşma olasılıkları da değerlendirilmek suretiyle arsa olup olmadığı araştırılmalıdır.
Mahkemece bu hususlar Belediye Başkanlığından ve diğer ilgili mercilerden sorulup alınacak cevap yazılarına göre taşınmazların arsa niteliğinde olup olmadığı yeterince tesbit edilmeden arsa olarak değerlendiren raporlara göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.