YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11070
KARAR NO : 2008/12339
KARAR TARİHİ : 24.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırılan taşınmazın tapu kayıt maliki olan … ile davalıların bağlantısını gösteren mirasçılık belgesinin dosyaya getirtilip incelenmesi ve davalıların pasif husumet ehliyetine sahip olup olmadıklarının saptanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulunun somut emsal olarak dava konusu taşınmazla karşılaştırdığı parsel, şehrin ticari faaliyetinin yoğun olduğu bölgesinde yer alan ve 33.52 m2’lik kargir bir dükkan olan taşınmaz iken dava konusu taşınmaz merkezden uzakta bir bölgededir. Somut emsalin bulunduğu yer ve cinsi dikkate alındığında, satış işleminin zeminden çok, üzerinde yer alan ticari işletmeye yönelik olduğu sonucuna ulaşılır. Emsal taşınmaz üzerindeki yapının, değeri hesaplanıp satış bedelinden düşülerek zemine isabet eden bedel bulunmaya çalışılmış ise de, bu hesaplamada ticari işletmenin değerinin yer almadığı ve esasen böyle bir hesaplamanın objektif olarak yapılamayacağı kuşkusuz olduğundan, bu tür bir emsalin gerçek zemin değerine de ulaşılamayacaktır. Bu sebeple bilirkişi kurulunun emsal seçimini isabetli yaptığından sözedilemez. Emsalin özel amaçlı olmayan, özel nitelikleri bulunmayan taşınmaz satışlarından seçilmesi gerekir.
Nitekim birinci bilirkişi kurulu bu emsali somut emsal olarak seçmemiş, “kıyaslanmak şartıyla” incelemekle yetinmiştir.
Bu hususlar dikkate alınmadan düzenlenen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 24.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.