Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/11470 E. 2009/3560 K. 02.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11470
KARAR NO : 2009/3560
KARAR TARİHİ : 02.04.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, 9 adet taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi istenilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla, yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıda değinilen husus dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu edilen 532 Ada 7 Parsel, 105 Ada 20 Parsel, 108 Ada 1 Parsel, 109 Ada 2 ve 5 Parseller, 113 Ada 27, 40 ve 105 Parsel sayılı taşınmazlarla ilgili mahkeme kararının ONANMASINA,
2-Üzerinde yapı bulunan 532 Ada 6 Parsel sayılı taşınmazla ilgili temyiz itirazlarına gelince;
Yerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu Kontrol Mühendisi … taşınmazın aynen taksiminin mümkün olmadığını açıklamış, İnşaat Mühendisi …İleri ise 7 kat artı çatı katından oluşan betonarme karkas binanın konut olarak kullanıldığını belirtmiş ancak yeterli açıklama yapılmamıştır.
Mahkemece, öncelikle dava konusu 532 Ada 6 Parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının niteliği, kaç bağımsız bölümden oluştuğu ve her bir bağımsız bölümün başlı başına kullanmaya elverişli olup olmadığı konularında gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle ek raporlar alınmalı, yapının tümünün kargir olduğu, yapımının tamamlandığı, her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm düştüğünün saptanması halinde Kat Mülkiyeti Yasasının 10. maddesinin son fıkrasının yollama yaptığı 12. maddede yazılı belgeler (imar mevzuatına uygun onaylı proje ve yapı kullanma belgesi, onaylı fotoğraf, onaylı liste ve yönetim planı) tamamlattırılmalı, bu konuda gereği için aynen taksim isteyen tarafa yeterli önel verilmeli ve bundan sonra oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda değinilen hususlarda gerekli araştırma yapılmadan bilirkişilerin yetersiz raporlarına dayanılarak eksik inceleme ile dava konusu taşınmazların ortaklar arasında aynen paylaştırılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesi,
Bundan ayrı;
Satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilen taşınmazın üzerindeki yapı vb. gibi unsurlar 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 684. maddesi uyarınca arzın (arsanın) “bütünleyici parçası” sayıldığından ve arza malik olan onun bütünleyici parçalarına da malik olacağından bunlarında arzla birlikte satışına karar verilecektir. Ancak bunların bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa; bu hususta tüm paydaşların anlaşıyorlarsa veya dosya içeriğinden bilgi ve belgeler ile bu husus belirlenebiliyorsa değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Bu oran kurulurken taşınmaz üzerindeki yapının ve bu yapıda yer alan bağımsız bölümlerden her birinin durumu, büyüklüğü (yüzölçümü) ve konumu gözetilerek herbir paydaşın yapıda ve dolayısı ile bağımsız bölümlerde payına düşen kısımların değerleri tespit edilmeli, ayrıca herbir paydaşın tapudaki payları doğrultusunda zeminin (arsanın) değeri bulunmalı, yapı ve zemin değerleri toplanarak taşınmazın üzerindeki bütünleyici parçayla birlikte ulaştığı toplam değer saptanmalı bulunan tüm değer yapı bedeline ve zemin (arsa) kıymetine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibariyle ne kadarının yapıya (bağımsız bölümlere) ne kadarının arza isabet ettiği belirlenmeli, herbir paydaşın zemin ve bağımsız bölümlerdeki pay oranları gösterilmelidir. Bu durum karşısında mahkemece, taşınmazın üzerindeki bütünleyici parçası olan yapı ile birlikte satılması yoluyla ortaklığın giderilmesine ve bu taşınmazın satış bedelinin yukarıda açıklandığı şekilde belirlenen oranlara göre herbir paydaşa ödenmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden taşınmazın satış bedelinin tapu kaydındaki ve veraset ilamındaki paylara göre dağıtılmasına karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.