YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11557
KARAR NO : 2008/12353
KARAR TARİHİ : 24.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-1/5000 ölçekli nazım imar planı içinde yer aldığı anlaşılan taşınmaz arazi niteliğinde kabul edilerek ona göre değerlendirme yapan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş, arsa niteliğinde olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmamıştır.
Bakanlar Kurulunun Yargıtay’ca kısmen benimsenen 28.2.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın, arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vs.) yararlanan ve meskun yerler arasında yer alması gerekir.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 17.4.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararına göre nazım imar planı içinde bulunan ancak, belediye hizmetlerinden yararlanmayan ve meskun yerler arasında yer almayan bir taşınmazın arsa olarak değerlendirilebilmesi; plan içine alındığı tarih, yerleşim merkezine uzaklığı, plandaki konumu, sınırları ve mücavir alan içinde yer aldığı belediyenin nüfus ve yapılaşma yoğunluğu, genişleme hızı, taşınmazın altyapı hizmetlerine yakınlığı gibi tüm bilgilerin toplanıp belgelenerek, bu verilere göre taşınmazın nazım planın hazırlanma amacı olan uygulama imar planı kapsamına alınmasının yakın bir olasılık olmasına veya bu verilerin taşınmaz yönünden olumlu olup, bu niteliklerine göre taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesini haklı kılmasına bağlıdır.
Bu hususlar Belediye Başkanlığından ve diğer ilgili mercilerden sorulup alınacak cevap yazılarına göre taşınmazın arsa niteliğinde olup olmadığının saptanmamış olması,
Kabule göre de;
2-Kamulaştırılan taşınmazın tapu kütüğünde mevcut olan vakıf ve ipotek şerhlerinin tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılmaması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.