YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11644
KARAR NO : 2008/12536
KARAR TARİHİ : 25.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde 27.448,57 YTL. eğitim ve öğretim alacağının davalılardan 15.09.2004 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının Yüksek Öğretim Kurumu Yasasının 35. maddesi gereğince lisansüstü eğitim yapmak üzere geçici olarak … Teknik Üniversitesine kadrosunun aktarıldığını, ancak mecburi hizmetini yerine getirmeden görevinden istifa ettiğini, eğitime başlarken verilen yüklenme senedi gereğince sorumlu olduğunu, adına yapılan 27.448,57 YTL’nin 15.09.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Mahkemece, yargılama aşamasında yürürlüğe giren 5535 Sayılı Yasa ile davaya konu alacağın istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı … tarafından verilen taahhütnamelerin incelenmesinde; yükümlünün, “kendi isteğimle öğrenimimi bıraktığım…taktirde tarafıma yabancı dil eğitimine başladığım tarihten itibaren yapılan masrafların tümünün tahsil edilmesini” şeklinde taahhütte bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davalının borcu, vermiş olduğu bu yüklenme senetleri gereğince tespit edilmelidir. Dosyadaki bilgi ve belgelere özellikle davalıya yapılan ödemeleri gösteren çizelgeye göre, davalı adına maaş ödemeleri dışında bir masraf yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı hakkında açılan davanın 5535 Sayılı Yasa yürürlüğe girmemiş olsaydı bile reddine karar verileceği anlaşıldığından mahkemenin sonuç itibariyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
Davada kendini vekille temsil ettiren davalı yararına reddedilen miktar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 25.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.