YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13178
KARAR NO : 2009/131
KARAR TARİHİ : 19.01.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporları hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1- Mahkemece üç kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup alınan raporlardan ikincisinde taşınmaz için 62,62 YTL/m2 değer belirlenmiş iken birinci ve üçüncü raporlarda taşınmazın 325,00YTL/m2 değerinde olduğu sonucuna varılmış ve mahkemece 325,00YTL/m2 üzerinden hüküm kurulmuştur.
Dairece daha önce incelenen, aynı kamulaştırma işlemi kapsamındaki komşu taşınmazlara ilişkin dava dosyalarında ise bu davadakinden çok kısa bir süre öncesi olan 18.10.2006 tarihi itibarıyla 60,00YTL/m2 değer belirlenmiştir. (komşu 38 nolu parsel için 2.Asliye Hukuk mahkemesinin 2006/421 E., 37 nolu parsel için 2.Asliye Hukuk mahkemesinin 2006/423 E., Dairenin sırasıyla 2008/10958 E. ve 2008/10959 E.)
2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti davasında hakim, bilirkişi kurulunun 11. maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirleyen rapor veya raporları ile tarafların yargılama aşamasındaki beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir bedel tespit edecektir. Davaya konu taşınmaz için komşularına belirlenen değerlerin beş katından fazla değer belirlenmesinin adil ve hakkaniyete uygun olduğundan sözedilemez.
Öte yandan, birinci ve üçüncü bilirkişi kurullarının somut emsal olarak dava konusu taşınmazla karşılaştırdıkları parsel, şehrin ticari faaliyetinin yoğun olduğu bölgesinde yer alan ve 33.52 m2’lik kargir bir dükkan olan taşınmaz iken dava konusu taşınmaz merkezden uzak bir bölgededir. Somut emsalin bulunduğu yer ve cinsi dikkate alındığında, satış işleminin zeminden çok üzerinde yer alan ticari işletmeye yönelik olduğu sonucuna ulaşılır. Emsal taşınmaz üzerindeki yapının, değeri hesaplanıp satış bedelinden düşülerek zemine isabet eden bedel bulunmaya çalışılmış ise de, bu hesaplamada ticari işletmenin değerinin yer almadığı ve esasen böyle bir hesaplamanın objektif olarak yapılamayacağı kuşkusuz olduğundan, bu tür bir emsalin gerçek zemin değerine de ulaşılamayacaktır. Bu sebeple bilirkişi kurullarının emsal seçimini isabetli yaptıklarından da sözedilemez. Davaya konu taşınmazın da dükkan niteliğinde olması, kamulaştırma işlemi dükkana (ticari işletmeye) yönelik olmadığından böyle bir emsal seçimini haklı kılmaz. Emsalin özel amaçlı olmayan, özel nitelikleri bulunmayan taşınmaz satışlarından seçilmesi gerekir.
Mahkemece, sözü edilen dava dosyaları getirtilip incelendikten ve birinci ve üçüncü bilirkişi kurullarından yukarıdaki açklamalar doğrultusunda ek raporlar alındıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Tespit ve tescile ilişkin davanın niteliğine göre karar harcının maktu olarak alınması gerekirken tespit edilen miktar üzerinden nisbi harca hükmedilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.