YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13494
KARAR NO : 2009/1127
KARAR TARİHİ : 16.02.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde kat kaloriferinin ve apartman ortak bacasının kullanılmasının önlenmesi, birleşen davada ise projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davada ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili; davalı … …’un kat mülkiyetli anataşınmazın 12 numaralı bağımsız bölümünde malik bulunduğunu, dairesine kurduğu kat kaloriferinin bacasını apartmanın müşterek bacasına bağladığını, bunun sonucu olarak müvekkilinin bağımsız bölümüne bacadan zehirli gaz sızdığını, ayrıca bu kalorifer nedeniyle apartmanda aşırı gürültü meydana geldiğini, sözü edilen sakıncaları nedeniyle apartmana ait ortak bacanın davalı tarafından kullanılmasının önlenmesini istemiş, birleştirilen davada ise davacı-karşı davalı … … vekili dava dilekçesinde davalı …’un anataşınmazın 14 numaralı bağımsız bölümünde oturduğunu, dairesinin ön cephesinde izinsiz ve projeye aykırı pencere açtığını, ana yapının mimari ve estetik güzelliğini, görünümünü, bütünlüğünü bozduğunu, ortak yerlerden olan dış duvarda değişiklik yaptığını ve anayapının statiğini tehlikeye soktuğunu, dairenin güney cephedeki balkonunu kapatıp iç mekana dahil ettiğini, dairesinin mutfak bölümünün yerini projeye aykırı olarak değiştirdiğini yatak odasını mutfak, mutfağı da yatak odası haline dönüştürdüğünü, bunun sonucu olarak binanın sıhhi tesisat projesine aykırı düzenlemeler yaptığını, davalının mutfak haline getirdiği bölümde imar yönetmeliğine uygun baca bulunmadığını, ortak yerlere el atmak suretiyle kanalizasyon bağlantılarını da değiştirdiğini, tüm bu değişikliklerin projesine uygun eski hale getirilmesini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın reddine, karşı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuştur.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin birinci fıkrasına göre kat malikleri anataşınmazın bakımına ve mimari durumu ile güzelliğini, sağlamlığını, titizlikle korumaya mecburdurlar. Aynı Yasanın ikinci fıkrasında ise kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım tesis ve değişiklik yaptıramayacağı, devamında da kat maliklerinin kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamayacağı öngörülmüştür. Yasanın bu buyurucu hükümleri dikkate alınarak asıl davada ve birleştirilen davada davacıların dava dilekçelerinde ileri sürdükleri hususların tümü, projeye aykırı gerçekleştirildiği iddia edilen onarım, tesis ve değişiklikler uzman bilirkişiye hiçbir kuşku ve duraksamaya yer verilmeksizin tespit ettirilerek bunların projesine uygun eski hale getirilmesi için alınması gereken önlemler belirtilip istem gibi projeye uygun hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken, bilhassa birleştirilen davada projeye aykırılıklar gerektiği gibi saptanmadan, bu konuda belediyece inceleme yapıldığı ve İmar Kanunu kapsamına girdiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 16.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.