YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1992
KARAR NO : 2008/3644
KARAR TARİHİ : 27.03.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar, dava dilekçesinde, davalılar … ve … … çocuğu olarak nüfusa kaydedilen …’in kaydının iptali ile kendi çocukları olarak nüfus tescilini istemişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde davacılar … ve … …, … …’in davalılar … ve … …’in çocukları olarak nüfus kütüğüne kayıt edilmiş ise de, kendi çocukları olduğunu ileri sürerek …’in nüfus kaydının iptali ile kendi çocukları olarak nüfusa tescilini istemişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden … …’in davacıların müşterek çocukları olduğu anlaşılmakla, mahkemenin bu yöndeki kabulünde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak; … … 2.11.1989 doğumlu olup; davacılar … ve …’in aile nüfus kayıt tabloları incelendiğinde evliliklerinden dünyaya gelen 13.8.1989 doğum tarihli … adlı bir çocuklarının da bulunduğu, buna göre … ile … arasında 2 ay 19 günlük bir yaş farkı olduğu, anlaşılmaktadır. Bir kadının bu süre içinde 2 kez doğum yapması tıbben olanaklı değildir. Kayıt düzeltme davaları kamu düzeni ile ilgili bulunduğundan hakim mevcut kayıtlardaki bilgiler ve istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden yapacağı araştırma ile elde edeceği bulgulara göre kayıtlarla çelişki yaratmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Bu durum gözetilerek gerekli araştırma ve inceleme yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de; mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasında … …’in davacıların çocukları olarak babası … ve annesi … olarak nüfusa kayıt ve tesciline denilmesi gerekirken salt … … hanesine kayıt ve tesciline biçiminde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, hükmün temyiz aşamasında … …’in kayden … olduğu da göz önünde tutularak yukarıda değinilen hususlarda gerekli işlemler yerine getirilmeli ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.