Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/2947 E. 2008/6859 K. 09.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2947
KARAR NO : 2008/6859
KARAR TARİHİ : 09.06.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde gerekmediği halde ödenen genel gider payının istirdatı istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 16.6.2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY:

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı …’ın OYAK Sitesi 24. Blok yöneticisi olarak davacı kat maliki … hakkında icra takibi yoluyla kendisinden ortak gider borcu 2.116,40 YTL tahsil ettiğini, bu borcun davalı yöneticinin şartnameye aykırı ve ayıplı (kusurlu) işler yapmasından kaynaklandığını onun için de hakkında icra takibi yaparak sözü edilen parayı tahsil etmesinin yasal olmadığını ileri sürerek, müvekkili davacının borçlu olmadığının tespiti ile icra yoluyla alınan paranın geri ödenmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı yöneticinin, kat maliki olmayıp dışarıdan yönetici atandığı, bu nedenle husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre, gider veya avans payını ödemeyen kat maliki hakkında yöneticinin yönetim planına bu yasaya ve genel hükümlere göre dava açabileceği ve icra takibi yapabileceği öngörülmüş, 35. maddenin (i) fıkrası hükmü ile de kat mülkiyetine ilişkin borç ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen kat maliklerine karşı dava ve icra takibi yapılması yöneticinin yasal görevleri arasında sayılmıştır. Davalı yönetici, anılan yasa maddeleri hükümleri uyarınca davacı kat maliki hakkında icra takibi yaparak dava konusu edilen parayı tahsil etmiş ve bunu tutmakla yükümlü olduğu yönetimin kasasına almıştır.
Buna göre yönetici Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesi hükmü gereği olarak aktif ve dolayısıyla pasif husumet ehliyetine sahiptir. Yöneticinin anataşınmazda kat maliki olup olmaması bu olguyu değiştirmez. Öyleyse borcunu ödemeyen kat malikine karşı yasal olarak dava açma hakkı (aktif husumet ehliyeti) bulunan yöneticiye karşı ilgili kat malikinin de borçlu olmadığının tespiti ve ödediği paranın geri verilmesi konusunda açtığı davada bu yöneticinin pasif husumet ehliyetinin varlığının kabulü gerekir.
Öte yandan Kat Mülkiyeti Yasasının 38. maddesi hükmü uyarınca yönetici kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur. Somut olayda davacı kat maliki davalı yöneticinin şartnameye aykırı ve ayıplı işler yapması nedeniyle dava konusu alacağı kendisinden tahsil ettiğini ileri sürmektedir. Bu durumda davalı yöneticinin icra yoluyla istediği ve tahsil ettiği paranın kişisel kusuru ya da vekalet görevini kötüye kullanmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının saptanması açısından da davaya bakılıp, işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle “Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine” ilişkin mahkeme kararının bozulması yerine onanması yolundaki çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.