YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3333
KARAR NO : 2008/6845
KARAR TARİHİ : 09.06.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde dava konusu taşınmazda kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanamıyacağının tespiti; yönetiminin sona erdirilmesi istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, kat irtifaklı 22 pafta 1282 parsel sayılı taşınmazda müvekkillerinin kat irtifak hakkı sahibi olduklarını, bu taşınmaz üzerine yapılacak olan 50 adet villanın yapımının tamamlanmadığını, yapıların tamamlanması için 17.10.1996 tarihinde davalılardan oluşan yönetim kurulunca da son 4-5 yıldır inşaatlara el sürülmediğini belirterek; dava konusu taşınmazda Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerinin uygulanamayacağının tespiti ile anılan Yasanın 49. maddesine göre kat irtifak hakkı sahipleri kurulunun (kat irtifakının) ve yönetimin sona erdirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yukarıda özetlenen dava dilekçesi ile dosyada toplanan diğer tüm bilgi ve belgeler gözönünde tutulduğunda; davacı kat irtifak hakkı sahiplerinin davada ileri sürdüğü hususların yasal dayanağını Kat Mülkiyeti Yasasının 17. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 49. maddesi hükümlerinin oluşturduğu, buna göre yanlar arasındaki ilişkinin ve dava konusu edilen uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasasının ek 1. maddesi hükmü uyarınca bu yasadan doğan her türlü anlaşmazlığın -değerine bakılmaksızın- sulh hukuk mahkemesinde çözümleneceği gözetilerek, davaya bakılıp toplanacak kanıtlara göre oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken; mahkemece, kat irtifaklı taşınmazların yönetiminde kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanması koşullarını düzenleyen 17. maddenin son fıkrasının yorumunda hataya düşülmesi sonucu yerinde olmayan gerekçeyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 9.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.