Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/3350 E. 2008/6948 K. 10.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3350
KARAR NO : 2008/6948
KARAR TARİHİ : 10.06.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, ortaklığın satış yolu ile giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile ortaklığın kat mülkiyeti kurulmak suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı Vek.Av…. ile aleyhine temyiz olunan davalı Vek.Av…. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davada, üzerinde yapı bulunan 4958 Ada 15 Parsel sayılı taşınmazda ortaklığın giderilmesi istenilmiştir.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 10. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre, kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi davasında paydaşlardan biri paylaşmanın kat mülkiyeti kurulması ve bağımsız bölümlerin özgülenmesi yoluyla yapılmasını istediğinde, hakim o taşınmazın mülkiyetinin Yasanın 12. maddesinde yazılı belgelere dayanılarak kat mülkiyetine çevrilmesine ve bağımsız bölümlerin paydaşlara ayrı ayrı özgülenmesine karar verir. Somut olayda davacı taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini istemişken davalı aynen paylaştırılması isteminde bulunmuştur. Davalının aynen paylaştırma istemi, üzerinde yapı bulunan taşınmazda kat mülkiyetinin kurulması isteğini de içerir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelere özellikle bilirkişi raporu içeriğine göre, dava konusu taşınmazın davacı ve davalı olmak üzere iki paydaşı bulunduğu, taşınmaz üzerindeki yapının kargir ve bağımsız bölümlerin başlı başına kullanılmaya elverişli olduğu, herbir paydaşa en az bir bağımsız bölümün düştüğü, dolayısıyla taşınmazın kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bulunduğu anlaşılmakla, mahkemece taşınmaz mülkiyetinin kat mülkiyetine çevrilmesi yolu ile ortaklığın giderilmesine karar verilmiş olması kural olarak doğrudur.
Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasasının 10. maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca taşınmazda kat mülkiyetinin kurulması için anılan yasanın 12. maddesinde yazılı belgelerin de eksiksiz tamamlattırılıp dosyaya konulması gerekir. Dosya içerisindeki belgeler incelendiğinde taşınmazın kat mülkiyeti kurulmasına dayanak yapılacak olan belgelerden anayapının mimari projesinin bilirkişi raporunda incelendiği belirtilmiş bulunmasına karşın dosya içerisine konulmamış olduğu dosyada salt bir değişiklik projesinin yer aldığı; öte yandan yönetim planı yargılama sırasında mahkemece bilirkişi kuruluna hazırlattırılmış ise de bu belgenin paydaşlarca imzalanmadığı ve bu konuda kendilerine süre tanınmadığı gibi imzalamaktan kaçınmaları durumunda hükümle birlikte imzalanmış sayılmasına karar verilmediği; ayrıca her bağımsız bölümün arsa payını, katını, nev’ini ve bunların birden başlayıp sıra ile giden numarasını ve özgülendiği malikin adını gösteren bağımsız bölüm listesinin de dosyada bulunmadığı, salt yönetim planının sonuna ekleme yapıldığı, ancak bunda da bağımsız bölümlerden herbirinin değerleri ile oranlı arsa paylarının gösterilmeyip bunların herbirine m2 cinsinden belli alanların özgülendiği, bunun da Yargıtay uygulamalarına ve Yasa kurallarına uygun düşmediği, buna göre bağımsız bölüm listesinin de yöntemince hazırlattırılıp -yönetim planında olduğu gibi- paydaşlara imzalattırılması yoluna gidilmesi, imzalamaktan kaçınmaları durumunda hükümle birlikte imzalamış sayılmalarına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmediği, sonuç olarak Kat Mülkiyeti Yasasında öngörülen belgelerin yöntemince tamamlanmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar eksiksiz bir biçimde yerine getirilmeden hüküm kurulması ve ayrıca kat mülkiyetinin kurulması yerine hükümde “kat irtifakının tesisine” denilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 550,00 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.