YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3681
KARAR NO : 2008/6145
KARAR TARİHİ : 26.05.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde ve birleşen dava dilekçesinde Kat Mülkiyeti Yasasının 26. maddesine göre arsa paylarının devri, hisse iptali ile davalı hisselerinin kat irtifakından silinmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde; davalıların, edimlerini yerine getirmediklerini ileri sürerek Kat Mülkiyeti Yasasının hükümleri uyarınca anataşınmazdaki paylarının bedeli karşılığında kendisine devredilmesini istemiş mahkemece; davanın, kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden özellikle kararda değinilen aynı mahkemenin 2002/320 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde;
Davacı …’un: 18.3.2002 günlü dilekçe ile Ankara 9.Sulh Hukuk Mahkemesinde davalılar …, … ve … hakkında açmış olduğu davada, davalıların kat irtifaklı, … Mahallesi 8128 Ada 1 Parsel sayılı anataşınmazdaki yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gerekçesiyle Kat Mülkiyeti Yasasının 26. maddesi uyarınca hisselerinin iptali ile kendisi adına tapuya kayıt ve tescilini istediği, yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 3.10.2002 gün ve 2002/320-1029 sayılı kararı ile 634 Sayılı Yasanın 26. maddesindeki koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verildiği, davacı vekilinin temyizi üzerine mahkemece kendisine verilen süre içinde gerekli işlemleri yapmadığından HUMK.nun 434/3. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin kurulan hüküm Yargıtay incelemesinden de geçerek onandığı, böylece yukarıda değinilen kararın kesinleştiği, bu karardan sonra 24.1.2005 günü anataşınmazın bu davanın davalısına ait olan 7 nolu bağımsız bölümünün … adındaki şahsa satılarak devredildiği, inceleme konusu olan davanın 7.2.2005 günü davacı … tarafından davalılar …, … ve …’a karşı aynı konuya ve hukuki sebebe dayanılarak açıldığı, dava konusu anataşınmazda 24.7.1979 günü
./..
2008/3681-6145 -2-
ruhsat alınarak inşaata başlanıp 11.9.1980 tarihinde kat irtifakının kurulduğu, son duruma göre, 3 bodrum, 1 zemin ve 2 normal kattan oluşan anataşınmazda bodrum ve zemin katlarda birer, normal 2. kat da 2.şer bağımsız bölüm bulunduğu ve böylece 8 bağımsız bölümden oluşan ana binanın, birinci, ikinci, üçüncü bodrum katları ile zemin katı ve birinci katın bir dairesinin tamamının davacı …’a geriye kalan 3 bağımsız bölümden 7 numaralının davalı …’a, 5 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin 2/4’er paylarının davacı …’a, ¼’er paylarının ise davalılar … ile …’a ait olduğu, dosya içinde bulunan … Belediye Encümeninin 10.7.2003 gün ve 2003/2256 sayılı kararına göre de; dava konusu anayapının 23.5.1979 onay tarihli mimari projesine aykırı olarak, binanın, giriş kapısının duvarla örülerek kapatıldığı ve girişin ön cepheden yapıldığı, bodrum kattaki eklenti kömürlükler iptal edilip yaklaşık 15,00 m2’lik alanın 2 nolu daireye katıldığı, binanın ön cephe sol yan kısmına (0.00 kat altında) 3×5 metre boyutunda ilave yapı yapıldığı, parselin etrafına 0,90 metre yüksekliğinde bahçe duvarı yapıldığı ve bu duvarın öncephede ve sol yan cephede yola, ayrıca bitişik nizam olan 11. nolu parsele tecavüzlü olduğu, inşaat durumunun ise bitmiş vaziyette bulunduğu hususlarının tespit edildiği ve bunların ortadan kaldırılıp bahse konu yerin tasdikli projesine uygun hale getirilmesi için ilgilisine bir aylık süre verildiği, söz konusu tecavüzler nedeniyle imar durumuna aykırı yapılan binanın proje onaylatmak suretiyle cezalı ruhsata bağlattırılmasının da mümkün olmadığı belirtilerek yıkımla ilgili işlerin Gecekondu ve Sosyal İşler Müdürlüğünce,yapım ile ilgili işlerinin ise Fen İşleri Müdürlüğünce gerçekleştirilip anılan yerin projesine uygun hale getirilmesine, masrafların maliklerden tahsiline, İmar Yönetmeliğinin 10. maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapılan değişikliklerin düzeltilerek tasdikli projesine uygun hale getirilmesine, binanın elektrik ve suyunun kestirilmesi için ilgili kurumlara yazı yazılmasına karar verildiği söz konusu encümen kararı uyarınca Çankaya Belediyesi Gecekondu ve Sosyal Konutlar Müdürlüğünce binada, projeye aykırı olarak yapılan işlerin projeye uygun hale getirilmesi için yıkım kararı verildiğinin davacıya bildirildiği, davacının, Belediye Encümen kararı doğrultusunda binadaki projeye aykırılıkların uygun hale getirilmesine dair kararların uygulanmasını sağlamaya yönelik bir çabasının bulunmadığı, bu ve buna benzer davaları açmayı tercih ettiği anlaşılmaktadır.
“634. Sayılı Yasanın 17. Maddesi, kat irtifakı sahiplerinin haklarını, 26. madde ise borçlarını düzenlemektedir. Buradaki hak, binanın süresinde bitirilmesini sağlama hakkıdır. Bina bitirildiğine göre bu maddelere dayanılarak bir istem de bulunulması mümkün değildir. Binanın tamamlanmasına karşın projesine aykırı olarak yapılması nedeniyle iskan ruhsatı alınamamıştır. İskan ruhsatı, ya da yapı kullanma izin belgesi almak için ana yapının imar mevzuatına, onaylı mimari projeye uygun olarak yapılması gerekir. 26. madde irtifak hakkı sahiplerine, ortak arsa üzerinde yapılacak binanın sözleşmede yazılı süre içinde başlaması, tamamlanması ve kendilerine düşen borçların ne şekilde yerine getirileceği hususlarında dava hakkı tanımaktadır. İnşaatı tamamlanan binalardaki kat irtifakı sahiplerinin projeye aykırılıkları dava konusu etme hakları her zaman mevcuttur. Ancak bu maddeye dayanılarak böyle bir dava açılamaz. Anayapının plan ve projesine aykırı olarak tamamlanmasında salt davalıların kusurlu olduklarına dair herhangi bir delil de gösterilmemiştir. Davalılardan yerine getirmeleri istenen hususların neler olduğu da ihtarnamede açık olarak belirtilmemiş her hangi bir para da talep edilmemiştir.
../…
2008/3681-6145 -3-
Mahkeme kararında açıklandığı gibi bu dava ile yukarıda sözü edilen aynı mahkemece daha önce görülüp kesinleşen 2002/320 esas sayılı dava dosyasının konusu, hukuki sebebi ve tarafları (bir tanesi hariç) aynı bulunmaktadır. İlk davada (2002/320 esas sayılı davada) taraf olan …’in bu dava açılmazdan önce kat irtifaklı bağımsız bölümünü bu davada taraf olan Nadide Karaoğlan’a satıp devretmesi, davanın tarafının değiştiği anlamına gelmez. Kesin hüküm kamu düzeniyle ilgili olup bu davada olduğu gibi cuzi halefleri de bağlar. Nadide Karaoğlan; …’in cüzi halefidir. Bilimsel çevrelerde ve Yargıtay uygulamalarından kararlılıkla kabul edildiği gibi bir dava hakkında verilen ve kesinleşen hüküm, o dava konusu mal veya hakkın başkasına devredilmiş olması halinde dava konusunu devralmış olan üçüncü kişi (cüzi halef) hakkında da kesin hüküm teşkil eder. Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı gibi mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 26.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.