YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4055
KARAR NO : 2008/7176
KARAR TARİHİ : 16.06.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili Av…. Kalpaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara toplanan kanıtlara özellikle bilirkişi kurulu raporları içeriği ile Kat Mülkiyeti Yasasının 10. maddesinin son fıkrası hükmüne göre üzerinde yapı bulunan dava konusu taşınmazın satılması yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
1-Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre zeminde pay sahibi olanların ayrı ayrı arsa bedelinde ve bina bedelindeki yüzde oranları gözönünde bulundurularak herbirinin toplam satış bedeli üzerindeki yüzde oranları gösterilmiş olmasına karşın; mahkemece tüm satış bedelinin tapudaki paylar oranında davalılara paylaştırılmasına karar verilmiş olması,
2-Tapu kaydına göre zeminde pay sahibi olan …’ın 9.6.2004 tarihinde payını …’e; yine … ve …’ın ise paylarını 29.04.2004 tarihinde …’a sattıkları Tapu Sicil Müdürlüğü yazılarında bildirildiği ve … ile …’ın davada taraf sıfatı da bulunduğu halde satış bedellerinin adı geçen eski maliklere ödenmesi yolunda hüküm kurulmuş olması,
Doğru görülmemiştir.
Şöyle ki;
Satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilen taşınmazın üzerindeki yapı vb. gibi unsurlar 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 684. maddesi uyarınca arzın (arsanın) “bütünleyici parçası” sayıldığından ve arza malik olan onun bütünleyici parçalarına da malik olacağından bunlarında arzla birlikte satışına karar verilecektir. Ancak bunların bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa; bu hususta tüm paydaşların anlaşıyorlarsa veya dosya içeriğinden bilgi ve belgeler ile bu husus belirlenebiliyorsa değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Bu oran kurulurken taşınmaz üzerindeki yapının ve bu yapıda yer alan bağımsız bölümlerden her birinin durumu, büyüklüğü (yüzölçümü) ve konumu gözetilerek herbir paydaşın yapıda ve dolayısı ile bağımsız bölümlerde payına düşen kısımların değerleri tespit edilmeli, ayrıca herbir paydaşın tapudaki payları doğrultusunda zeminin (arsanın) değeri bulunmalı, yapı ve zemin değerleri toplanarak taşınmazın üzerindeki bütünleyici parçayla birlikte ulaştığı toplam değer saptanmalı bulunan tüm değer yapı bedeline ve zemin (arsa) kıymetine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibariyle ne kadarının yapıya (bağımsız bölümlere) ne kadarının arza isabet ettiği belirlenmeli, herbir paydaşın zemin ve bağımsız bölümlerdeki pay oranları gösterilmelidir. Bu durum karşısında mahkemece, taşınmazın üzerindeki bütünleyici parçası olan yapı ile birlikte satılması yoluyla ortaklığın giderilmesine ve bu taşınmazın satış bedelinin yukarıda açıklandığı şekilde belirlenen oranlara göre herbir paydaşa ödenmesine karar verilmesi gerekir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.