Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/430 E. 2008/2350 K. 03.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/430
KARAR NO : 2008/2350
KARAR TARİHİ : 03.03.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde vakfın tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, … … Eğitim ve Bilimsel Araştırmaları Destekleme Vakfı’nın tescilini istemiş; mahkemece vakıf senedinin 18. maddesinin ikinci fıkrasının mevcut hali ile tescili hukuka aykırı bir düzenlemenin senette muhafazası ve olmayan bir yetkinin varmış gibi gösterilmesi sonucunu doğuracağı, davacı vekilinin bu konuda düzeltme yapmayacağını beyan ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden ve özellikle tescili istenen vakfın noterlikçe düzenleme şeklinde gerçekleştirilmiş vakıf senedinin 18. maddesinin ikinci fıkrasında, “vakfın feshi ancak yönetim kurulunun veya mütevelli heyet üye tam sayısının en az yarısından bir fazlasının yazılı teklifi ve mütevelli heyet üye tam sayısının üçte ikisinin (2/3) onayı ile mümkündür.” hükmü yer almaktadır. Bilindiği gibi, vakıf kurma veya kurulmuş olan bir vakfı feshetme (sona erdirme) hakkı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 33. maddesi ile güvence altına alınmış bir haktır. 4721 Sayılı Türk Medeni Yasasının 116. maddesindeki vakfın sona ermesine ilişkin düzenleme, yasa maddesindeki bu koşulların gerçekleşmesi halinde sona ermenin prosedürünü göstermekte ve açıklamaktadır. Vakfın feshi Türk Medeni Yasasının 116. maddesindeki koşullara bağlı olmaksızın vakfedenin … iradesi ile de mümkün olduğu kuşkusuzdur. Vakfedenin yukarıda sözü edilen vakıf senedinin 18. maddesinin ikinci fıkrasında göstermiş olduğu koşullarla vakfın sona erdirilmesinin kararlaştırılmış olması yürürlükteki hukuka aykırılık teşkil etmemektedir.
Mahkemece; yapılan araştırma ve inceleme sonucu vakıf senedinde tescile aykırı bir yön bulunmadığına göre tescil isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, vakfın mal varlığının amacını gerçekleştirmeye elverişli olup olmadığının vakıf senedi üzerinde inceleme yapıp bildirmekle sınırlı olan görevini aşan bilirkişinin vakıf senedinin 18. maddesinin ikinci fıkrası hükmünün tesciline olanak görülmediği görüşü ile denetim makamının bu paraleldeki … açıklamalarına itibar edilerek davanın reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 3.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.