Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/4447 E. 2008/6428 K. 02.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4447
KARAR NO : 2008/6428
KARAR TARİHİ : 02.06.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, irtifak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, davacı idarece kamulaştırılan taşınmaz malın 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırma yoluyla kurulan irtifak hakkının idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davalıların adreslerinin tespit edilememesi nedeniyle dava dilekçesi ilan yoluyla tebliğ edilmiştir. Tebligat Yasasının 28 ve Tüzüğün 46. maddesine göre ilanen tebligat adresi meçhul olanlara yapılır. Davalıların adresleri resmi veya özel kurum, kuruluş ve dairelerden, ayrıca zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit edilmeden salt Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla yaptırılan adres araştırması ile yetinilerek yapılan ilanen tebligat geçersiz olup, mahkemece dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği halde bu tebligat geçerli sayılarak ve yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuştur.
HUMK.nun 73. maddesine göre kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim her iki tarafı dinleme veyahut sav ve savunmalarını bildirmeleri için yasal şekillere uygun olarak davet etmedikçe hükmünü veremez. Yasanın bu açık hükmüne aykırı olarak ve mahkemece kendilerine yöntemince tebligat yapılmayarak savunma hakkı kısıtlanmış olan davalılara dava dilekçesi usulünce tebliğ edilip, ortaya koyacağı deliller toplanıp savunmaları çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davalıların yokluğunda yargılama yapılıp hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 2.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.