YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/473
KARAR NO : 2008/829
KARAR TARİHİ : 04.02.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dairenin 21.11.2005 gün ve 2005/9981-10112 karar sayılı bozma ilamının 1 nolu bendinde, bilirkişi kurulunun somut emsal aldığı 36 ada 11 parsel numaralı taşınmazın endeks rakamları ve emsalden satılan pay miktarındaki yanılgılara değinilip doğru endeks rakamları ve pay miktarı gözetilerek hesaplama yapıldığında emsalin değerlendirme tarihinde metrekare değerinin 178.947.368 TL olduğu belirtilmiştir. Bozma sonrası hesaplamada bu değerin dikkate alınması gerektiği ve bu miktarın davalı yararına kazanılmış hakka dönüştüğü de gözetilmeden emsalin ve dolayısıyla dava konusu taşınmazın m2 değerini düşük alan raporlara itibarla hüküm kurulması,
2-Dosya içerisine … Başkanlığı ve… Müdürlüğünden getirtilen belgelerden dava konusu taşınmazın değerlendirme ve bilirkişi kurullarınca somut emsal olarak alınan 36 ada 11 parsel numaralı taşınmazın da satış tarihi itibariyle imar parselleri olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında -bozma öncesi hükme esas ikinci raporda düzenleme ortaklık payı düşülmeden hesaplama yapıldığı, bu hususun bozma konusu yapılmadığı gözetildiğinde- dava konusu taşınmazın somut emsalle karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden İmar Yasasının 18. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca düzenleme ortaklık payına tekabül eden oranda indirim yapılması gerekmediği halde dava konusu taşınmazın değerinden %35 oranında indirim yapılan bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması,
3-Bozma öncesi hükme esas alınan 21.2.2005 tarihli ikinci bilirkişi raporunda kamulaştırılan taşınmaz üzerindeki yapı için 38.929.422.510 TL değer belirlenmiş ve bu rapora itibarla hüküm kurulmuş, mahkemenin bir önceki kararı salt davacı vekilinin temyizi üzerine bozulmuş olduğundan, sözü edilen kararda saptanan yapı değerinin davacı idare yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden bu kez daha fazla yapı bedeline (39.000.000.000 TL) hükmedilmesi,
4-Mahkemenin ilk kararına göre tespit edilip idarece davalı adına bankaya yatırılan bedel ile 18.3.2005 gün ve 2004/82-2005/109 karar sayılı ikinci kararı sonunda saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın -davacı tarafa iadesine karar verilen 4.547,85 YTL.nin- davalı tarafından 5.5.2005 günlü iade makbuzu ile davacıya ödendiği anlaşılmakla bu kez iadesine karar verilen 17.262,37 YTL bedelden düşülmemiş olması,
5-Yine mahkemenin ilk kararında saptanıp idarece davalı adına bankaya yatırılan bedel ile 19.6.2007 gün ve 2006/21-2007/211 sayılı kararı ile hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte davacı idareye geri ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bu farkın yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı idareye ödenmesi yolunda karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.