Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/479 E. 2008/1244 K. 11.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/479
KARAR NO : 2008/1244
KARAR TARİHİ : 11.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1-Bozmadan önceki bilirkişi raporlarında somut emsal alınan taşınmaz satışının kat irtifaklı bir bağımsız bölüme ait olduğunun anlaşılması üzerine yeniden emsal araştırması yapılmış, bulunan emsaller uygun görülmeyip reddedildikten sonra, davaya konu taşınmazın bulunduğu Erdemli ilçesinde uygun emsal bulunamadığı gerekçesiyle, Mersin ili sınırları içinde bulunan bir taşınmaz mal satışı emsal alınarak değerlendirme yapılmış ise de, Erdemli gibi taşınmaz satışının çokça yapıldığı bir bölgede emsal bulunamadığından söz edilmesi inandırıcı değildir.
Öte yandan; emsalin kamulaştırılan taşınmazla aynı konumda olması, taşınmaza yakın mesafede bulunması, aynı nitelik ve özellikleri taşıması, benzer yüzölçümünde olması veya kamulaştırmaya yakın günlerde satılmış olması zorunlu olmayıp, zorunlu hallerde başka il veya ilçeden de emsal alınması mümkün ise de, böyle bir durumda dahi il için ilden, ilçe için ilçeden emsal bulunmalı, emsal taşınmazın bulunduğu il veya ilçe ile davaya konu taşınmazın bulunduğu il veya ilçenin sosyal, ekonomik, kültürel yönlerden birbirine benzer nitelikte olmasına özen gösterilmeli, böylece taşınmazlar arasında azami ölçüde benzerlik bulunması sağlanmalıdır.
Erdemli ilçesinde bulunan davaya konu taşınmaz için Mersin ilinden emsal seçilmiş olması bu yönden de Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarıyla belirlenmiş olan kıstaslara aykırıdır.
Kabule göre de;
2-Davaya konu taşınmaz ile emsal taşınmazın bilirkişi raporlarında saptanan konum ve özellikleri, bunların birbirine eşdeğer oldukları izlenimi vermekte olduğu halde, davaya konu taşınmazın emsalden 4,90 ve 5 kat üstün olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılmış olması da doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.