Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/4958 E. 2008/8070 K. 07.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4958
KARAR NO : 2008/8070
KARAR TARİHİ : 07.07.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde fazla saklı kalmak kaydıyla taşınmazın çatısının yenilenmesi için 6.500 YTL.nin davalılardan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile çatının yapımı için davacıya izin verilmesine, yapılacak masrafın taraflardan arsa payları oranında alınmasına karar verilmiş, hüküm bir kısım davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, kat mülkiyetli anayapının çatısının tekniğine uygun biçimde onarılması istenilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının dördüncü maddesi hükmüne göre anayapının çatısı ortak yerlerden olup 16. madde hükmüne göre de kat maliklerinden herbiri ortak yerlere arsa payları oranında ortak mülkiyet hükümlerine göre maliktirler ve kullanma hakkına sahiptirler. Dolayısıyla anataşınmazdaki her kat maliki ortak yerlerde kullanma hakkına sahiptir, dolayısıyla bu yerlerin bakım ve onarımından da sorumludurlar. 20. madde hükmü uyarınca da her kat maliki onarım giderlerine başka türlü anlaşma olmadıkça arsa payları oranında katılmakla yükümlüdürler. Bu nitelikteki çatının onarımı ve onarım giderlerine katılma tüm kat maliklerini ilgilendirdiğinden bu konuda bir kat malikince açılan davanın anataşınmazdaki diğer tüm kat maliklerine yöneltilmesi gerekir. Somut olayda anataşınmazın tapu kaydına göre davalı gösterilenlerden …, … , … ve …’ın anataşınmazda kat maliki olmadıkları; …, … …, …, …, …, …, … … ve … …’ın da kat maliki olmalarına karşın davalı olarak gösterilmedikleri anlaşılmaktadır. Saptanan bu durum karşısında mahkemece öncelikle davada yer almayan ve adları yukarıda belirtilen bağımsız bölüm maliklerinin de yöntemince davaya dahil edilip taraf teşkilinin sağlanmasından sonra toplanan ve toplanacak olan kanıtlar doğrultusunda hüküm kurulması, bu bağlamda anataşınmazda kat maliki olmadıkları halde davalı gösterilenler yönünden de pasif husumet ehliyetleri yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesi gerekirken, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan ve özellikle yukarıda değinilen hususlar gözetilmeden taşınmazda malik olmayan kişileri de kapsar biçimde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.7.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.