YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5462
KARAR NO : 2008/7656
KARAR TARİHİ : 26.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili, dava dilekçesinde davacı …, vasisi olduğu oğlu …’ın nüfus kaydında “…” olan adının “…” olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, vesayeti altındaki oğlunun … adı ile tanındığını, kayden … olan adının … olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece haklı neden bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, kişiye bağlı haklardan olan adın değiştirilmesi istemine ilişkindir. Dava dilekçesine ekli vekaletname genel nitelikte olup, vekil eden …’in vesayeti (velayeti) altındaki …’in adının “…” olarak değiştirilmesi konusunda avukata verilen özel bir yetkiyi içermemektedir. Vekilin, kişiye sıkı sıkıya bağlı kişilik hakları ile ilgili böyle bir davayı açabilmesi için vekaletnamesinde özel bir yetkinin bulunması gerekir.
Bu durumda mahkemece, genel vekaletname ile dava açan avukata dava konusu işle ilgili özel yetkiyi içeren vekaletnamesini ibraz etmesi için belli bir süre tanınması, bu süre içerisinde vekil vekaletnamesini getirmediği ya da vasinin bir dilekçe ile veya bizzat duruşmaya gelerek özel yetkisi bulunmayan vekilin açmış olduğu davaya ve yapılan işlere icazet verdiğini bildirmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davaya bakılıp esas hakkında hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Türk Medeni Yasasının 27.maddesine göre, haklı nedenlerin varlığı halinde adın değiştirilmesi olanaklı olup, Yargıtay uygulamalarında da kişinin toplum içinde bilinip tanındığı adını kayden de taşımasının haklı neden teşkil edeceği kabul edilmiştir. Dinlenen tanıkların anlatımlarından davacının vesayeti (velayeti) altındaki oğlunun … adı ile tanındığı kanıtlandığına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle reddine karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.