YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5545
KARAR NO : 2008/7455
KARAR TARİHİ : 23.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-2942 Sayılı Yasanın (4650 Sayılı Yasayla değişik) 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün esas tutulması gerekir. Somut olayda bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazların değerinin belirlenmesine esas alınacak olan 2007 yılı için buğday, saman ve kavun ürünlerinin resmi verileri değerlendirme tarihi itibariyle belli olmadığından söz edilerek taşınmazların 2006 yılı verilerine göre bulunan m2 tutarı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Karar tarihi itibariyle 2007 yılı resmi verileri belirlenmiş olacağından münavebeye alınan ürünlere ait 2007 yılı resmi verileri getirtilerek bilirkişi kurulundan bu verilere uygun ek rapor alınması gerekirken bilirkişi kurulunun 2007 yılı yerine 2006 yılına ilişkin verileri esas alan raporuna itibarla hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11.maddesinin Birinci fıkrasının f bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Bu itibarla;
Dosyada mevcut Tarım Müdürlüğünün 2006 yılı cetvellerinde dekar başına ortalama verimleri buğday için kuru arazide 200 kg., saman için 300 kg., kavun için 2000 kg. olarak bildirildiği halde, bilirkişi raporu ve ek raporunda sırasıyla buğdayın 250 kg., buğday samanının 350 kg., kavunun 1250 kg. alınması suretiyle değerlendirme yapılmış olması,
3-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre iklim koşulları, arazinin toprak ve topografik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb.) gözetildiğinde dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan Ülkemizin değişik yörelerindeki kuru tarım arazilerinin değerlendirilmesinde (değeri önemli biçimde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir etkenin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %6 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken bilirkişi kurulu raporlarında taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faiz oranının %6 yerine %8 olarak kabulü,
4-Yargıtay uygulamalarına göre, dikkate alınması gereken özel bir neden veya yanlış bulunmadığı takdirde ciddi istatistiki bilgilere dayandığı bilinen Tarım Müdürlüğü ortalama verilerinin (dekar başına verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatı) değerlendirmeye esas alınması gerekir. Şu kadar ki, üretim giderlerinin içerisine tarla kirası, masrafların faiz karşılığı ve genel idari giderler dahil edilmemelidir.
Somut olayda ise, bilirkişi raporunda, resmi veri listesindeki üretim giderlerini oluşturan unsurlar arasında yer alan masrafların faiz karşılığı ve genel idari giderler düşülmeden hesaplama yapılmıştır. Böylece, üretim giderlerini yüksek almak suretiyle taşınmazın net gelirini düşük bulan bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 23.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.