YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6362
KARAR NO : 2008/7514
KARAR TARİHİ : 23.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, vakıf senedinde yapılan değişikliğin tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, Gesi Kalkınma ve Yardımlaşma Vakfı senedinde yapılan değişikliğin tescili istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla gerektirici yasal nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak,
5072 sayılı Yasanın “Temel ilkeler” başlığını taşıyan 2.maddesinin “kamu görevlileri görev unvanlarını kullanarak vakıf organlarında görev alamaz” hükmünü içeren (d) bendi uyarınca, vakfın kuruluş senedinin 14/c maddesinde belirtilip 17. maddesinde açıkça unvanları gösterilen “… Büyükşehir Belediye Başkanı, Melikgazi Belediye Başkanı, Gesi Belediye Başkanı ve Gesi’de Belediye Başkanlığı yapmış kişiler ile Gesi’deki okul ve sağlık kuruluşlarının yöneticilerinin vakıfn tabii üyesi oldukları hükme bağlanmış iken yapılan yeni düzenleme ile bu tabii üyelerin genel kurul üyeliğinden çıkarılması amaçlanmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, vakıf hukukunda esas olan vakfın kuruluş senedine yansıyan kurucu iradenin –yasaların buyurucu hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla- olduğu gibi korunması ve sürdürülmesidir.
Somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere 5072 Sayılı Yasanın 2.maddesinin (d) bendi uyarınca kuruluş senedinde vakfın genel kurulun oluşumunu düzenleyen 14. maddelerinde yapılan değişiklikler mahkemece tescil edilmiş ise de; 21.09.2004 günü yürürlüğe giren 5234 Sayılı Yasanın 24.maddesi ve 5072 Sayılı Yasanın geçici 1.maddesinde öngörülen süre 31.12.2005 tarihine kadar uzatılmış ve eklenen geçici 2.maddede 5072 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan vakıfların senetlerindeki kamu görevlilerinin unvanlarını kullanma hakları saklı tutulmuştur. Dava konusu vakıf, anılan yasanın yürürlük tarihinden önce kurulduğu cihetle, kuruluş senedindeki adını ve kamu görevlilerinin görev unvanlarını kullanma hakkının saklı olduğunun kabulü gerekir. Sonuç itibarıyla böyle bir düzenleme kurucu iradeye aykırı düşecektir. Oysa kurucu irade, vakfın genel kurulunun oluşumunda kişiyi değil, görev unvanını esas almıştır. 5072 Sayılı Yasaya 5234 sayılı Yasayla eklenen geçici 2.madde hükmü de bu amaçla düzenlenmiş bulunmaktadır. Açıklanan tüm bu nedenlerle vakıf senedinin 14. maddesinde yapılan sözkonusu değişikliklerin tescili,
Kabule göre de; 14. maddenin (c) fıkrası kaldırıldığı halde bu madde ile bağlantısı olan tabii üyeleri gösteren 17. maddenin senette bırakılması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.