Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/6660 E. 2008/9332 K. 18.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6660
KARAR NO : 2008/9332
KARAR TARİHİ : 18.09.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar, dava dilekçesinde çocukları …’ın mükerrer olan 1.6.1987 doğum tarihli kaydının iptalini istemişlerdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, nüfus kütüğündeki mükerrer kaydın iptali istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde, 1989 yılında doğan oğlu …’ın nüfusa aynı isimle 1987 ve 1989 doğumlu olarak mükerrer yazıldığını, gerçekte … adında bir çocukları olduğunu ileri sürerek mükerrer olan 1.6.1987 doğumlu …’ın kaydının iptalini istemiştir.
Mahkemece, kaydının iptali istenilen …’ın, iptali istenilen kayıt ile yaşamını sürdürdüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Öncelikle usul işlemleri yönünden yapılan incelemeye göre;
Dava, 1989 doğumlu oğlunun nüfusa mükerrer kaydedildiği savıyla baba ve anne tarafından açılmıştır. Mükerrer kaydının iptali istenilen, -dava tarihi itibariyle- sağ ve ergin(reşit) bir kişidir. Nüfus kütüğüne oğlunun iki kez kaydedilmiş olması davacı babanın haklarını –dolaylı da olsa- etkileyeceğinden mükerrer kaydın iptalini istemekte hukuki yararı bulunmakla birlikte; kamu düzenini de ilgilendiren böyle bir davayı, kaydının iptali istenen kişinin açması gerekir. Saptanan bu durum karşısında –dava ekonomisi de gözönünde tutularak- mükerrer kaydının iptali istenilen kişinin,-davacının yanında- yöntemince davaya dahil edilip taraf teşkili sağlanmadan, uyuşmazlığa bakılıp hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2-Esasla ilgili olarak kabule göre de;
Dosyada toplanan belge ve bilgilerden, davacı … ‘ın ….’ın bildirimi üzerine düzenlenen doğum tutanağı ile 1.6.1987 doğumlu olarak 10.2.1988 tarihinde kaydedildiği ve 16.1.1989 doğumlu olarak da 14.2.1989 tarihinde bir kez daha kaydedildiği, böylece aynı kişinin nüfus kütüğüne mükerrer olarak tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda saptanan olgu mahkemece de kabul edildiğine göre; bir kimsenin nüfus kütüğüne birden fazla kaydedilmesi mümkün bulunmadığından, mükerrer olan kaydın iptaline karar verilmelidir. Kamu düzenini ilgilendiren böyle bir davada kayıtlardan hangisinin iptal edileceğine –davacının tercih ve istemine bakılmaksızın- mahkemece karar verilecektir. Buna göre somut olayda davacıların 1.6.1987 doğum tarihli kaydın iptalini istemiş olmaları, mahkemeyi bağlamayacak, koşulları gerçekleştiğinde 16.1.1989 doğum tarihli kaydının silinmesi yolunda hüküm kurulacaktır. Mahkemece, her iki kaydın aynı kişiye ait olduğunun tespiti ile ikinci kaydın iptaline ve buna işlenmiş bulunan (varsa) kişisel hal değişikliklerinin ilk kayda aktarılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.