Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/6943 E. 2008/8597 K. 14.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6943
KARAR NO : 2008/8597
KARAR TARİHİ : 14.07.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma ile alınan bilirkişi raporları hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Dosya içerisinde bulunan ve geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen Belediye Başkanlığı yazılarında dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla imar planı (1/1000 ölçekli uygulama imar planı veya 1/5000 ölçekli nazım imar planı vb.) içinde olup olmadığı açıklanmamış, ancak belediye sınırları içinde kaldığı ve beldenin gelişme istikametinde bulunduğu, meskun mahallere uzak olduğu belirtilmekle yetinilmiş olup 24.4.2007 günlü yazıda belediye hizmetlerinden faydalandığı, 6.3.2008, 28.05.2008 ve 11.6.2008 günlü yazılarda ise bundan farklı olarak hizmetlerden faydalanmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece yerinde yapılan gözlemde; dava konusu taşınmazın kuzeyinde 500-600 metre ilerisinde …-Antakya karayolu yanında Citroen Otomotiv, doğuda Doğtaş Mobilya, yoldan sonra yine çeşitli ev ve işyerleri, bulvar kavşağından sonra Honda Narin Otomotiv, benzin istasyonu, boşluklar ve tarlalar, güneyinde petrol istasyonu, tarlalar, 500 metre mesafede Güzelburç evleri, batıda karayolu, halı saha, kavşaktan sonra siteler, evler ve işyerleri olduğunun tespit edildiği; bilirkişi raporunda ise taşınmazın etrafında ve yakınlarında meskun evlerin olduğu, bu ve belediyenin çöp, elektrik, su hizmetlerinden yararlandığı açıklanmış ve taşınmaz arsa niteliğinde kabul edilerek bu niteliğine göre değerlendirme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Buna göre; taşınmazın dava tarihi itibarıyla 1/1000 ölçekli uygulamalı imar planı içinde olduğunun anlaşılması halinde arsa olarak kabulü, belediye nazım imar planı içinde ise, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.4.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararı uyarınca, bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları, belediye merkezine uzaklığı, kullanım biçimi itibarıyla iskan amacına yönelik yapılaşma olasılıkları da değerlendirilmek üzere taşınmazın vasfının belirlenmesi gerekir.
Bakanlar Kurulunun Yargıtayca da kısmen benimsenen 28.2.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için ise, belediye veya mücavir olan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon , aydınlatma vd..) yararlanması ve meskun yerler arasında yer alması gerekir.
Bu hususlar Belediye Başkanlığından ve diğer ilgili merciilerden sorulup alınacak cevap yazılarına göre taşınmazın arsa niteliğinde olup olmadığı yeterince tespit edilmeden arsa olarak değerlendiren rapora göre hüküm kurulması,
Kabule göre;
2-Kamulaştırma Yasasının 15. maddesinin 11. fıkrası hükmü uyarınca bilirkişi kurulu tarafından takdir olunan bedel ile kıymet takdir komisyonu tarafından tayin olunan bedel arasında önemli bir oransızlık (Yargıtay uygulamalarına göre %100’ü aşan oranda) bulunduğu için aynı usullerle yeni bilirkişi kurulu oluşturularak değer tespiti yaptırılması gerekirken tek bilirkişi kurulu raporu ile yetinilmiş olması,
3-Davacıların ıslah talebi hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmediğinden kabul edilmediği halde davacılar tarafından yatırılan ıslah harcının (505,00 YTL) yargılama giderlerine dahil edilerek davalı idareye yükletilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece (1) nolu bentte açıklanan hususlarda ayrıntı araştırma yapılarak taşınmazın arsa niteliğinde olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli, arsa niteliğinde olduğu takdirde diğer bentlerdeki hususlar dikkate alınarak; arazi niteliğinde olduğunun anlaşılması durumunda ise usulünce oluşturulacak bilirkişi kurullarından net gelir yöntemiyle değerlendirme yapan raporlar alınmalı ve oluşacak sonuca göre diğer bozma gerekleri de yerine getirilmek suretiyle karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.