YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7311
KARAR NO : 2008/10038
KARAR TARİHİ : 07.10.2008
MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde 19.582 YTL eğitim ve öğretim alacağının 25.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak; Dosya içersinde bulunan bilgi ve belgelerden, yükümlü .nun 1991-1995 yılları arasında askeri lisede, 1995-1999 tarihleri arasında ise harp okulunda eğitim gördükten sonra 30.08.1999 tarihinde subay nasbedildiği ve 14.07.2004 tarihinde disiplinsizlik nedeniyle ilişiğinin kesildiği anlaşılmıştır. Yükümlü subay nasbedildikten sonra ordudan ayrıldığından hakkında uygulanması gereken 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Yasasının 112. maddesine 4861 Sayılı Yasanın 7. ve 4917 Sayılı Yasanın 5. maddeleri uyarınca eklenen ek fıkraya göre; yükümlünün öğretim, eğitim ve yetiştirme masraflarının yükümlülük süresinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanuni faizi ile birlikte ödemesi gerekecektir. Faizin başlangıç tarihinin ise Milli Savunma Bakanlığınca hazırlanan 17.12.2005 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Öğrenim, Eğitim ve Yetiştirme Masraflarının Tespitine Dair Yönetmelik hükümleri uyarınca belirlenmesi gerekir. Sözü edilen yönetmeliğin 6. maddesinin (b) bendinde “masrafların yapıldığı yıl esas alınarak ayrıldığı veya ilişiğinin kesildiği tarihe kadar kanuni faizi hesaplanarak tazminat hesabı yapılır” hükmü yer almaktadır. Bu sebeple, davacı dava dilekçesinde yükümlüye yapılan masraflardan kalan mecburi hizmetine karşılık gelen miktarı ve bu miktara sarf tarihlerinden ilişik kesme tarihine kadar işlemiş faizini de istediğine göre; mahkemece, yukarda sözü edilen yönetmelik hükümleri çerçevesinde masrafların yapıldığı yıldan itibaren dava tarihine kadar işlemiş faizin bilirkişiye hesap ettirilip hüküm altına alınması gerekirken ilişik kesme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 7.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.