Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/7463 E. 2008/9186 K. 15.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7463
KARAR NO : 2008/9186
KARAR TARİHİ : 15.09.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, irtifak kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan raporlar hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
Taşınmazın arsa niteliğinde olup olmadığının tespiti için Belediye Başkanlığına yazılan yazıya verilen cevapta, imar planı dışında kalan taşınmazın Belediye mücavir alanı sınırları içinde Berdan Çayı taşkın alanında olmakla birlikte Belediye hizmetlerinden yararlandığı açıklanmış ise de, bu hizmetlerin hangileri olduğu belirtilmemiş, harita mühendisi bilirkişinin dosyaya sunduğu raporda dava konusu taşınmazın en yakın yerleşim merkezine 350 mt. mesafede bulunduğu, elektrik hizmetinden yararlandığı, su ihtiyacının çakma artezyenle karşılandığı, telefon hizmetinin bulunmadığı saptanmıştır. Keşif sırasında dava konusu taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığı belirlenmişse de mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda arsa niteliğinde kabul edilerek değerlendirme yapılmıştır.
Oysa ki; Bakanlar Kurulunun Yargıtay’ca kısmen benimsenen 28.2.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan bir taşınmazın arsa niteliğinde kabulü için uygulamalı (genelde 1/1000 ölçekli) imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunması esastır. Aynı karara göre, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için ise, belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik,

ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vs.) yararlanan ve meskun yerler arasında yer alması gerekir. Nazım imar planı (1/5000 ve daha büyük ölçekli) içinde bulunan taşınmazların arsa sayılabilmeleri ise Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.4.1998 gün ve 1996/3-1998/1 Sayılı Kararı uyarınca, bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları, belediye merkezine uzaklığı ve kullanım biçimi itibariyle iskan amacına yönelik yapılaşma olasılığının yakın gelecekte var olmasına bağlıdır.
Saptanan bu durum karşısında (Daireye daha önce aynı bölgeden aynı kamulaştırma nedeniyle intikal etmiş olan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/56-2007/159 sayılı ve 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/34-2007/60 sayılı, Dairenin 2007/5389 E. ve 2007/6327 E. sayılı dosyaları da dikkate alındığında) kamulaştırma hukuku açısından yukarıda açıklanan arsa sayılabilme koşullarını taşımayan davaya konu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü ve bu niteliğine göre değerlendirilmesi gerekirken, arsa niteliğinde değerlendirme yapılan bilirkişi raporlarına dayalı olarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.