Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/7688 E. 2008/9654 K. 23.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7688
KARAR NO : 2008/9654
KARAR TARİHİ : 23.09.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, daha önce kamulaştırılan taşınmazın Kamulaştırma Yasasının 36. maddesi uyarınca davacı adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı (asil) … ile aleyhine temyiz olunan davacı Vek.Av…. geldiler. Gelen vekil ve asilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde kamulaştırma planında işaretli olan kısmın… …-… yoluna rastlaması nedeniyle 4.4.1973 tarihinde kamulaştırıldığını; ancak daha sonraki kamulaştırma çalışmaları sırasında dava konusu yerin davalı adına tapuya tescil edildiğini, bu nedenle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini ve kaydın terkinini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
HUMK.nun 193. maddesinin üçüncü fıkrasında, görevsizlik kararı verilmesi halinde, verilen kararın kesinleşmesi tarihinden ya da Yargıtay’ın onama kararının tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde davacı tarafça görevli mahkemeye başvurularak davalı tarafa tebligat yaptırtması gerektiği belirtilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelere göre; Sulh Hukuk Mahkemesince 13.2.2006 günlü kararla davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 7.4.2006 tarihinde kesinleştiği, daha sonra davacı tarafça herhangi bir talep olmadan 5.5.2006 günlü üst yazıyla dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği ve bu Mahkemece de esas defterine kaydının yapılarak yargılamaya devam edildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça, yukarıda sözü edilen HUMK.nun 193. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kararın kesinleştiği 7.4.2006 tarihinden itibaren 10 günlük yasal süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için bir dilekçe verilmediği gibi duruşma gününün tebliği için de bir müracaatta bulunulmamıştır. Bu durum karşısında mahkemece HUMK.nun 193. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.