YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8085
KARAR NO : 2008/10626
KARAR TARİHİ : 20.10.2008
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde muarazanın önlenmesi, eski hale getirme ve manevi tazminat istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, davalının kendisine ait C Blok’un birinci ve ikinci katlarının iç ve dış duvarları ile zemin katta dükkan tavan döşemesi dışında kalan diğer tüm betonarme döşemelerin kırılması ve donatıların açıkta kalması sonucu davacının bağımsız bölümünde yıkılma riski yaratacak nitelikte çatlakların oluştuğu, bu nedenle davacının bağımsız bölümünü kullanamadığı ve boşaltmak zorunda kaldığı ileri sürülerek sözü edilen yıkımın tedbiren oluşturulması, davalının yarattığı muarazanın önlenmesi, yapının önceki hale getirilmesi ve ayrıca davacının uğradığını ileri sürdüğü 5.000 YTL. manevi tazminatın davalıdan tahsili istenilmiştir.
Dosyadaki tapu kayıtlarına göre, dava konusu edilen taşınmazda kat irtifakının kurulmuş olduğu tarafların bu anataşınmazda kat irtifakı hakkı sahibi (bağımsız bölüm malikleri) oldukları belirlenmiştir.Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesi uyarınca; bağımsız bölüm malikleri anayapının mimari durumu ile sağlamlığını titizlikle korumakla yukümlü olup son fıkrası hükmüne göre de her kat maliki anataşınmaza ve diğer bağımsız bölümlere kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine (bağımsız bölüm sahiplerine) karşı sorumludur.Davanın yukarıda özetlenen niteliği gözönünde tutulduğunda kat irtifak hakkı sahipleri arasındaki uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Yasasının belirtilen 19. maddesi hükümlerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasasının ek 1. maddesi hükmüne göre bu yasanın uygulanmasından doğan her türlü anlaşmazlığın -değerine bakılmaksızın- Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümleneceği gözetilerek mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davaya bakılıp işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.