YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8475
KARAR NO : 2008/9182
KARAR TARİHİ : 15.09.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece karar verilmesine gerek olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava kamulaştırılan taşınmaz malın bedelinin tespiti ile idare adına tescili istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda kamulaştırılan taşınmaz malın arsa vasfında olduğu kabul edilerek değer tespiti yapılıp tesciline karar verilmiş, dairemizce yapılan inceleme sonucu taşınmaz malın arsa niteliğinde olup olmadığının yeterince araştırılmadığı, Belediye Başkanlığının cevap yazısı ile mahkemece yapılan gözlemin birbiriyle çeliştiği hususlarına değinilerek bu çelişkinin giderilmesi için yerel mahkeme kararının bozulduğu, bu bozma kararı üzerine mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Bozmadan sonra, kamulaştırılan taşınmaz mal ile ilgili olarak Toroslar Belediye Başkanlığından alınan yazı cevabında söz konusu parsellerin Mersin Büyükşehir Belediyesi mücavir alan sınırları içerisinde bulunduğu bildirilmiş, Büyükşehir Belediyesi yazısında ise kamulaştırılan taşınmazlara salt yol ve su hizmetlerinin verildiği, bunların köy yerleşik sınırları içerisinde bulunduğu, diğer özelliklerinin mahallinde keşif yapılması suretiyle belirlenebileceği bildirilmiştir.
28.02.1983 gün ve 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1-B maddesine göre belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup da imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskun halde bulunan belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan parsellenmemiş arazi parçaları arsa sayılır. Somut olayda dava konusu taşınmaz malların belediye hizmetlerinin tümünden yararlanmadığı Büyükşehir Belediye Başkanlığının yukarıda değinilen yazısından açıkça anlaşılmaktadır. O halde dava konusu taşınmazların arsa olarak kabulleri olanaklı değildir.
Öte yandan 2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin (f) bendine göre arazilerde taşınmaz mal ve kaynağın kamulaştırma (dava tarihi) tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri dikkate alınarak değer tespiti yapılır.
Mahkemece tüm bu hususlar dikkate alınarak taşınmaz malların arazi olarak değerlendirilmesi yapılıp değerinin tespitine karar verilmesi gerekirken, kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın bankaya bloke edilip davalıya ödendiği, yeni bir bedel tespiti de söz konusu olmadığı, tescil yönünden verilen kararın kesin olduğu gerekçeleriyle yeniden bir karar verilmesine gerek olmadığına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.