Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/8700 E. 2008/11393 K. 03.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8700
KARAR NO : 2008/11393
KARAR TARİHİ : 03.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, itirazın iptali ve inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1- Davalı vekilinin temyiz talebinin REDDİNE,
Davacı vekilinin temyizi yönünden ise;
2- Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin … Genel Müdürlüğü Mensupları Yardımlaşma Vakfının üyesi olduğunu, … Genel Müdürlüğünden emekli olduğu tarihte yukarıda adı geçen vakıftan da 10 yıl süre ile aidat ödeyip emeklilik hakkını elde ettiğini, vakıf tüzel kişiliğince kendisine ödenmesi gereken alacağın sürüncemede bırakılması sonucu … İcra Müdürlüğünün 2007/1074 esas sayı ile takibe giriştiğini, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, takibin devamını ve inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş; mahkemece vakfın iştiraklerinin satılması halinde dahi vakfın emeklilik yardımına hak kazanan tüm üyelere ödemenin yapılması halinde dava konusu miktarın ödenmesinin mümkün bulunmadığını, dava açmayan üyelerin haklarının korunması bakımından vakıf senedinin 34. ve 36. maddeleri kapsamında işlem yapılmasının yerinde olduğu, ödenmesi gereken miktarların vakıf senedinin 34. maddesine göre tespit edildiği davacının amacının diğer üyelerin önüne geçeçek ve eşitliği bozacak nitelikte emeklilik yardımı almaya yönelik bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacının dava konusu vakfa 26.2.1996 günü üye olup bu tarihten önceki bölüme ait vakıf üye aidatlarını borçlanmak suretiyle ödeyip 08.12.2003 tarihinde vakfa 10 yıl süre ile prim yatırdığı ve emeklilik hakkını elde ettiği, aynı tarihte de … Genel Müdürlüğünden emekli olduğu, … Genel Müdürlüğü Mensupları Yardım Vakfına ait senedin 29. maddesinin (a) bendine göre vakıf üylerinin çalıştığı işyerinden emekli olup da vakıfta en az 10 yıllık üyelik süresini doldurmuş bulunanlar, istedikleri takdirde emekli yardımından yararlanacakları öngörüldüğü; aynı senedin 34. maddesinde, savaş, salgın hastalık, tabii afetler gibi sebeplerle fazla sayıda ölüm meydana gelmesi, vakfın mali durumuna ciddi surette tesir edecek ve ilerideki ödemeleri tehlikeye düşürecek miktarda emeklilik yardımı istekleri ile karşılaşılması veya mevzuatta yapılan değişiklikler ve idari kararların bu sonucu doğuracağı ihtimalinin görülmesi gibi durumlarda yönetim kurulu ile genel kurul toplantısına kadar yardımları durdurmak ve hak sahiplerine bir hesap neticesi uygun göreceği miktarda, hakkından daha az olmak kaydıyla avans vermek yetkisini haizdir. “Yardımların kesin miktarını vakıf senedine aykırı olmamak kaydıyla genel kurul tespit eder” hükmünün yer aldığı vakfın fesih ve tasfiyesini düzenleyen 36. maddesinde ise vakfın ne şekilde tasfiye edileceğinin düzenlendiği, davacının vakıftan emeklilik yardımı almaya hak kazandığı 2003 yılından ayrıca icra takibinin yapıldığı ve davanın açıldığı tarihten önce davalı vakfın yetkili organlarınca senedin 34. ve 36. maddelerine göre fesih veya vakfın ödemelerinde güçlükle karşılaşıldığına dair alınmış herhangi bir karar bulunmadığı, davacının icra takibi ve dava ile istediği 3904 YTL’lik alacakla ilgili olarak vakıf senedi hükümlerine göre taraflar arasında herhangi bir anlaşmazlık mevcut olmadığı tüm dosyadaki belge ve bilgilerin incelenmesinden anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece davalı vakıf tüzel kişiliğince alacaklının banka hesabına 28.08.2007 tarihinde kayıtsız ve koşulsuz olarak yatırılan 670 YTL mahsup edildikten sonra geriye kalan miktar üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, ayrıca istem doğrultusunda İcra ve İflas Yasasının 67. maddesi uyarınca hüküm altına alınacak miktarın %40’ından az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 03.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.