YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8909
KARAR NO : 2008/11079
KARAR TARİHİ : 27.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece dava konusu taşınmazların arsa olarak kabulünde bir isabetsizlik yoksa da bilirkişi kurulunca düzenlenen rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 sayılı yasa ile değişik 11.maddesinin (d) bendinde vergi beyanı, kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Bu tür nesnel öğeler sayesinde bilirkişilerin öznel değerlendirmelerini denetleme olanağı elde edilmiş olur. Vergi beyanları ve resmi makamlarca yapılan kıymet takdirleri, genellikle taşınmazın gerçek değerini tam olarak yansıtmamakta, gerçek değerinden daha düşük değerler belirlenmektedir. Ancak bu husus, dava konusu taşınmaz için olduğu kadar emsal için de geçerlidir ve emsal karşılaştırması yapılırken dikkate alınması yasa gereğidir. Bu nedenle dava konusu taşınmazın ve emsal alınan taşınmazın değerlendirme tarihindeki, bağlı bulundukları cadde veya sokak için belediyelerce … vergisine esas olmak üzere belirlenen m2 fiatları ilgili belediyeden getirtilerek bu değerlere göre verilen m2 fiyatının mukayese edilmesi gerekir.
Emsalin ve dava konusu taşınmazın … vergisine esas değerlerinin birbirine oranı ile bilirkişi raporlarında emsal karşılaştırması sonucu değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı ise, mahkemece bu farklılık ve çelişki bilirkişi kurulundan rapor alınarak mutlaka giderilmelidir.
Açıklanan bu yasal durum doğrultusunda ve geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen bilgilerden, davaya konu taşınmazların … vergisine esas arsa m2 değerlerinin 40 YTL/m2, emsal taşınmaz için ise bu değerin 70 YTL/m2 olduğu anlaşılmıştır.
Bu değerlerin birbirine oranı 40/70 (sadeleştirmeyle 4/7) olduğu, bu orandan fahiş ölçüde uzaklaşılarak dava konusu taşınmazların emsalden 5 kat değerli olduklarının ileri sürülmüş olması ve mahkemece de bu yönden rapor denetlenip oluşan fahiş farklılık giderilmeden karar verilmiş olması,
2-Geri çevirme kararı üzerine dava konusu taşınmazların kadastro parseli, hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal alınan parselin ise imar düzenlemesi sonucu oluşan imar parseli olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında dava konusu taşınmazların emsalle karşılaştırması yapıldıktan sonra bulunacak değerinden, İmar Yasasının 18. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca düzenleme ortaklık payını karşılayacak oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıdaki bozma bentlerine uygun bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı ve oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.