Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/9029 E. 2009/884 K. 10.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9029
KARAR NO : 2009/884
KARAR TARİHİ : 10.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, irtifak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

1-06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5766 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 11. maddesinin (d) fıkrasında Yargıtay’a yapılacak temyiz başvurularında 60,00 TL temyiz harcı alınacağı açıklanmasına karşın 07.07.2008 tarihinde hükmü temyiz eden davacı vekilinden bu harcın alındığına dair belge dosyasında bulunmamaktadır.
Temyiz eden davacı taraftan harç alınmışsa buna ait belgenin dosyasına konulması ve dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi, temyiz harcı alınmamışsa HUMK’nun 2494 sayılı Kanun ile değiştirilen 434 ncü maddesinin 3. fıkrası hükmü uyarınca gerekli tebligat yapılarak harcın süresinde tamamlanması üzerine dosyanın iadesi, aksi halde aynı fıkra hükmüne göre mahkeme kararının temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi,
Ayrıca;
2-Tebligat Yasasının 21. ve Tüzüğün 28’inci maddesi hükmü uyarınca yapılacak tebliğlerde, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini, anılan tüzük maddesinde gösterilen bilmesi muhtemel kişilerden soruşturup beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Bu soruşturmada, muhatap ve onun yerine tebliğ yapılabilecek kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut olmadıklarının saptanması durumunda, Tüzüğün 30 uncu maddesine göre tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclis azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim edip, usulünce düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştıracak ve durumu muhatabına duyurmasını en yakın komşularından birine ismi ve imzasını alarak bildirecektir.

Somut olayda, dava dilekçesinin dahili davalı Şeyda Yıldırım’a dava dilekçesinin tebliğine ilişkin belgede gösterilen adreste bulunmama sebebi belirtilmemiş, bu bilgiyi verecek kişi veya kişilerin isim ve imzaları alınmadığı gibi durumun bildirildiği komşunun da imzası ve ismi alınmamıştır. Yasa ve Tüzüğün yukarıda açıklanan emredici kural ve koşullarına uyulmamış olması nedeni ile tebligat geçersizdir.
Mahkeme kararının adı geçen davalıya bildirilmesi için aynı adrese çıkarılmış olan tebligat evrakının muhatabın taşınması nedeniyle iade edilmesi üzerine mahkemece, gerekçeli karar ve davacı tarafın temyiz dilekçesinin Tebligat Yasasının 35.maddesi gereğince tebliği yoluna gidilmiştir.
Sözü edilen madde uyarınca tebligat yapılabilmesi muhataba daha önce yasaya uygun bir tebligat yapılmış olması koşuluna bağlı olup, yukarıda açıklandığı üzere bu koşul gerçekleşmemiş olduğundan mahkeme kararının ve davacı tarafın temyiz dilekçesinin bu davalıya tebliği işlemi de geçerli değildir.
Açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının ve temyiz dilekçesinin dahili davalı Şeyda Yıldırım’a usulünce tebliğ edilerek cevap ve temyiz sürelerinin dolmasının beklenmesinden,
3- Bilirkişi kurulunca münavebeye alınan buğday, kavun ve nohutun değerlendirme tarihi olan 2005 yılı itibariyle kuru şartlarda dekar başına ortalama verim, dekar başına üretim gideri ve ortalama toptan satış fiyatına ilişkin veri listesinin İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilmesinden,
Sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 10.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.