YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/931
KARAR NO : 2009/3471
KARAR TARİHİ : 24.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı … vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı asil … ve … vasisi … ile davacı vekili Av…. geldiler. Gelen vekil ve asillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosya eksiklik nedeniyle geri çevrilmiş, bu kez iade edilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dava konusu taşınmazın arsa olarak kabulü ile bu niteliğine göre değerlendirilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak,
Bilirkişi kurulu taşınmazın değerini belirlerken Kazım Dirik Mahallesi 8001 ada 4 parsel sayılı taşınmazı somut emsal alarak incelemiş ve emsalin değerlendirme tarihi itibariyle 564,06 YTL olduğunu belirtmiş, karşılaştırma neticesi dava konusu taşınmazın emsalin %80 değerinde olabileceğini ayrıca emsalin düzenleme gören parsel olduğu, dava konusu taşınmazın ise düzenleme görmediğini gerekçe göstererek düzenleme ortaklık payına denk gelecek şekilde indirim yaparak dava konusu taşınmazın 270 YTL/m2 değerde olduğunu belirleyerek kamulaştırma bedeli tespit edilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasa ile Değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca arsa niteliğindeki taşınmaz malın değeri dava tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanacağı, aynı maddenin (d) bendinde emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmaz ile emsallerin karşılaştırılmasında gözönünde tutulması gerektiği
./..
-2-
2008/931-2009/3471
vurgulanmıştır. Böylece bu tür nesnel öğeler sayesinde bilirkişilerin öznel değerlendirmeleri denetleme olanağı elde edilmiş olmaktadır. Vergi beyanları ve resmi makamlarca yapılan kıymet takdirleri gerçek değeri tam yansıtmasa da, bu husus dava konusu taşınmaz için olduğu kadar emsal içinde geçerlidir ve emsal karşılaştırması yapılırken dikkate alınması yasa gereğidir.
Somut olayda, Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirilen asgari vergi değerlerine göre, dava konusu.. 2 ada 7 parsel sayılı taşınmazın asgari vergi değerinin 280 YTL/m2, emsal alınan aynı mahalle 8001 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ise 260 YTL/m2 olduğu bildirilmiştir. Bu kayıtlara göre dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğu görülmesine karşın, bilirkişi kurulu değerlendirmesinde daha düşük değer verilmesi hakkaniyete uygun bulunmamaktadır. Yine aynı mevkide kamulaştırılan ve dava konusu taşınmaz yönünden güçlü bir delil niteliğinde olan bu dosya ile aynı gün incelenerek onanan İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/473 esas-2007/554 karar (Dairenin 2009/1895-3381) sayılı dosyasında Kazım Dirik Mahallesi 2 ada 6 parsel sayılı taşınmaza farklı bir emsal incelenerek 30.11.2006 tarihi itibariyle 582 YTL/m2 değer biçilmiştir. Bu bilgilere göre dava konusu taşınmazın değerinin de en az emsal taşınmaz kadar olabileceği göz ardı edilemez.
Buna göre, mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek dava konusu taşınmazın değerinin en az emsal taşınmaz değeri kadar olabileceği dikkate alınarak bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı, emsalin düzenleme görmüş, dava konusu taşınmazın da düzenleme görmemiş bir kadastro parsel olması durumu da gözönüne alınarak düzenleme ortaklık payına denk gelecek şekilde indirim yapılmalı ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 30.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.