Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/9953 E. 2008/13214 K. 25.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9953
KARAR NO : 2008/13214
KARAR TARİHİ : 25.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Yerinde yapılan inceleme sonucu dava konusu taşınmazın kapama sulu bağ olarak kabulü ile bu niteliğine göre kamulaştırma bedelinin tespiti doğru ise de, bilirkişi kurulunca düzenlenen rapor hesaplama yöntemi açısından hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesi kamulaştırma bedelinin tespiti esaslarını düzenlemiş olup bu madde hükmüne göre arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirin saptanması, taşınmazın değerini etkileyebilecek tüm nitelik ve unsurların ve her unsurun ayrı ayrı değerinin bilirkişi raporunda belirtilmek suretiyle gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak kamulaştırma bedelinin tespiti gerekir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre de anılan yasa maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca dava konusu taşınmazın yer aldığı il genelinde geçerli olan ve bilirkişilerce taşınmazın sulu ya da kuru olmasına göre değerlendirmeye alınacak üzüm ürününün dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama toptan satış fiyatlarının esas alınması suretiyle değerlendirme yılı itibariyle getireceği net gelirin saptanıp buna kapitalizasyon faizi oranının uygulanarak bedelinin belirlenmesi, bu değeri etkileyebilecek objektif unsurlar varsa bunlarda ayrıca belirtilmek ve dikkate alınmak suretiyle gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değeri tespit edilmelidir.
Somut olayda dava konusu taşınmazın 12 yaşlarında sulu kapama bağ olduğu saptandığına göre bu niteliğine göre Manisa İl Tarım Müdürlüğünden getirtilecek olan üzüm ürününün 2007 yılına ilişkin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama satış fiyatlarının esas alınıp getireceği net gelirin bulunması, buna %5 oranında kapitalizasyon faizi uygulanması, taşınmazın bulunan bu değerini etkileyecek nitelikte objektif unsurlar sözkonusu ise bilirkişi kurulunca bu unsurların neler olduğu ve değeri ne oranda etkilediği de açıkça belirtilerek denetime elverişli gerekçeli bir değerlendirme raporunun düzenlenmesi sonucu taşınmaz malın bedelinin tespiti gerekirken, bunun dışına çıkılarak farklı bir yöntem ile değer belirleyen bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece değinilen yasa maddesi ile Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları gözönünde tutularak bilirkişi kurulundan yukarıda değinilen hususlara uygun biçimde ek rapor alınması suretiyle dava konusu taşınmazın değeri tespit edilmeli ve oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 25.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.