YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1004
KARAR NO : 2009/1324
KARAR TARİHİ : 19.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim borcunu ödemeyen davalılar hakkında yapılan icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı …’in Üniversitenin Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Anabilim Dalı araştırma görevlisiyken 2547 Sayılı Yasanın 35. maddesi gereğince doktora eğitimi yapmak üzere Ankara Üniversitesine gönderildiğini ancak başarısızlık nedeniyle kaydının silindiğini, eğitime başlarken verilen yüklenme senedi gereğince sorumlu olduğunu, adına yapılan harcamaların ödenmemesi nedeniyle haklarında icra takibi yapıldığını, itiraz ettiklerini, itirazın iptali istenilmiş; mahkemece, davalının halen Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olarak Kocaeli Valiliği emrinde çalıştığını, 5535 Sayılı Yasa gereğince hakkında yapılan takipten vazgeçildiğinden davasının reddine, alacağın takip tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa gereğince talep edilemediğinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıda yazılan dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
2547 Sayılı Yasanın 35. maddesine göre, yükseköğretim kurumları, kendilerinin ve yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumlarının ihtiyaçları için yurt içinde ve dışında, kalkınma plan, ilke ve hedeflerine ve Yükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyaca ve esaslara göre öğretim elemanları yetiştirecekler, öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıyla üniversitelerin araştırma görevlisi kadroları, araştırma ve doktora çalışması yapmak üzere başka bir üniversiteye Yükseköğretim Kurulunca geçici olarak tahsis edilebilecek, bu şekilde doktora ve tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlilik payesi olanlar, bu eğitimlerinin sonunda kadrolarıyla birlikte kendi üniversitelerine döneceklerdir. Yurtiçi ve yurtdışında yetiştirilen öğretim elemanları, genel hükümlere göre bağlı oldukları yüksek öğretim kurumlarında mecburi hizmetlerini yerine getirmek zorunda olup, bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere yüksek öğretim kurumlarında görev verilmeyecektir. Buna göre öğretim elemanı yetiştirilmek üzere başka bir üniversiteye kadrosu tahsis edilen öğrencilerin başarısız olmaları veya görevlerinden ayrılmaları halinde kendilerine yapılan ödemeleri geri ödeyeceklerine ilişkin hiçbir düzenleme yasada öngörülmemiş, ancak taraflar arasında sözleşme yapılmasını engelleyen bir hükme de yer verilmemiştir. Bu durumda davalı …’in yüklenme ve kefalet senedi hükümlerine göre sorumluluğunun tespiti gerekeceği açıktır. Adı geçen yüklenme senedi bir bütün halinde incelendiğinde ise davalı hakkında senedin 7. maddesinin uygulanacağı anlaşılmaktadır. Anılan madde “öğrenimimi bıraktığım ya da başarılı olamadığım…takdirde ….Ankara Üniversitesinde görevli olduğum sürece tarafıma yapılan masrafların tümünü altıncı maddede belirtilen usul ve şartlarla tahsil edilmesini…kabul ve taahhüt ederim” şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda davalının sorumlu olacağı kısım öğretim ve eğitim için yapılan masraflar olup, araştırma görevlisi kadrosunda olmanın karşılığı olan maaş ödemeleri bunun dışında kalmaktadır.
Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden davalıya maaş ödemeleri dışında herhangi bir masraf yapıldığı da anlaşılamamaktadır. Bu durumda 5535 Sayılı Yasa yürürlüğe girmemiş olsaydı bile davalılar hakkındaki davanın reddine karar verileceği anlaşıldığından, mahkeme masraflarının davacı üniversite üzerinde bırakılması ile davada kendini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 19.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.