Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/10390 E. 2009/9494 K. 02.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10390
KARAR NO : 2009/9494
KARAR TARİHİ : 02.11.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava ve ıslah dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderinden kaynaklanan 37.085 YTL borcun 22.000 YTL’sinden, birleşen Ankara 17.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/149 Esas sayılı dosyasında da ayrıca; davacılardan …’in istenen borcun 8.433,06 YTL’sinden, davacı …’in 15.089 YTL’sinden daha sorumlu olmadıklarının tespiti; yine bu dosyayla birleşen Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/197 Esas sayılı dosyasında da; davalı …’a yapılan masraflardan ödenmeyen 10.160 YTL’lik kısmın sarf tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen dosyanın davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Hükme esas alınan 28.04.2009 günlü bilirkişi raporunda davalılarca yapılan ödemeler Borçlar Kanunu’nun 84.maddesine uygun olarak öncelikle işlemiş faizden düşülmek suretiyle yapılan hesaplamada, asıl borç 9.538,06 YTL, bu borcun alacak davasının açıldığı tarihe kadar işlemiş faizi ise 2.051,71 YTL olarak tespit edildiği halde, mahkemece; belirlenen bu faiz alacağına hükmedilmeyip salt asıl alacağın hüküm altına alınmasıyla yetinilmesi,
2- Mahkemece hüküm altına alınan asıl alacağın tahsiline kadar işleyecek faizin başlangıç tarihinin hükümde gösterilmemiş olması,
3- Dosya içerisinde bulunan Ankara 28.Noterliğince düzenlenmiş 23.08.2000 günlü yüklenme ve kefalet senedine göre bu dosya ile birleşen dosyanın davalılarından …, yükümlü …’a öğrenciliği döneminde yapılan masrafların sadece işlemiş faizinin 12.009.375.000 TL’sine kefil olmuştur. Bu nedenle, kefilin kefaletinin borcun tamamı ödenmeden sona ermeyeceği dikkate alınarak, hüküm altına alınan alacağın tahsili tarihine kadar işlemiş faizinden kefalet limitiyle sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmadan kefil … hakkındaki davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.