YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10437
KARAR NO : 2009/12427
KARAR TARİHİ : 22.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili karşı dava ile de taşınmaz üzerinde bulunan duvarın bedelinin tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
3194 sayılı İmar Yasası’nın 18.maddesinin ikinci fıkrasında, belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez hükmüne yer verilmiştir. Dosya içersine Belediye Başkanlığından getirtilen yazılarda dava konusu taşınmazın imar düzenlemesiyle oluşmuş imar parseli olduğu belirtilmesine karşın, bilirkişi kurulunca somut emsal olarak alınan 42 parsel numaralı taşınmazın kadastro parseli olduğu bildirilmiştir. Bu durum karşısında, dava konusu taşınmazın somut emsalle karşılaştırılması sonucu bulunan değerine düzenleme ortaklık payına karşılık gelen oranda ilave yapılması doğru ise de bu oranın yukarda sözü edilen yasa hükmü uyarınca en fazla %40 oranında olabileceği dikkate alınmadan %60 oranında ilave yapılması suretiyle dava konusu taşınmazın değerinin yüksek tespit edilmesi gerekçesiyle mahkemenin gerekçeli kararı daha önce bozulmuş, bozmadan sonra alınan bilirkişi kurulu ek raporunda belirlenen daha önceki fiyatın doğru olduğu belirtilmiştir. Oysa ki; dava konusu taşınmazın somut emsalle karşılaştırılması sonucu bulunan 82,5 TL/m2 fiyatına %40 oranında düzenleme ortaklık payına karşılık gelecek oranda ilave yapıldığı zaman dava konusu taşınmazın değeri 115,5 TL/m2 belirlenmesi gerekirken, %60 oranında ilave yapılmak suretiyle taşınmazın değerinin 137,5 TL/m2 olarak belirlenmesi ve belirlenen bu fiyatın hükme esas alınması,
2-4650 sayılı Yasayla değişik Kamulaştırma Yasasının 10.maddesine dayalı olarak açılan bedel tespiti davalarında, kamulaştıran idare elemanlarından oluşan kıymet takdir komisyonu tarafından düzenlenen raporu mahkemeyi bağlamaz. Bu sebeple, kamulaştırılan zeminin üzerinde yer alan yapıların mevcut olup olmadığı, yüzölçümleri, cins ve sınıfları, yıpranma payları ve enkaz bedelleri ile ilgili saptamalara karşı davalı malik tarafından ayrıca bir dava (maddi hata) açılmasına gerek yoktur. Bu sebeple davalı tarafça harcı yatırılarak açılmış bulunan maddi hata davasının reddine karar vermek gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.