Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/10646 E. 2009/11750 K. 14.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10646
KARAR NO : 2009/11750
KARAR TARİHİ : 14.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde 92.377,20 TL eğitim ve öğretim masrafının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının Üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi araştırma görevlisiyken doktora eğitimi yapmak üzere 2547 sayılı Yüksek Öğretim Yasasının 35. maddesi uyarınca İstanbul Üniversitesine kadro tahsisi yapılarak atandığını, bu sırada davalılardan taahhüt ve kefalet senedi alındığını, ancak davalının eğitimini tamamladıktan sonra üniversitedeki görevine başladıktan sonra 29.08.2007 tarihinde istifa ederek mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı üniversite tarafından yüklenme senedi hükümleri gereğince hesaplanan tazminatı ödemesi istenilmesine rağmen davalının bunu ödemediğini, 92.377,20 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili istenilmiştir. Mahkemece, davalının çalışmasının karşılığı olan maaşı aldığı, başkaca bir ödeme almadığı, maaş ödemelerinin taahhütname kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere özellikle davalı tarafından verilen taahhütnamenin öğrenimi bitirdikten sonraki halle ilgili 9. maddesinde, tayin edilen görevlerde mazeretsiz ve izinsiz işin bırakılması halinde uygulanacak madde aynı taahhüdün 12. maddesi uygulanacak olup, 12. maddesinde ise öğrenim sırasında yapılmış olan “tüm masraflar ve ödemeleri %50 fazlası ile birlikte ödeyeceği” taahhüt edilmiştir. Buna göre ödemeler içerisinde maaşlar da bulunmaktadır. Davalı, sözü edilen bu yüklenme senedinin hata, hile veya zorla kendisine imza ettirildiğini ileri sürmemiştir. Davalının serbest iradesi ile davacı üniversiteye böyle bir taahhütname (yüklenme senedi) vermesini yasaklayan yasal bir düzenleme olmadığı gibi, doktora eğitimi yapması için kendi iradesi dışında da gönderilmiş değildir. O halde bu taahhütname davalıyı bağlar niteliktedir. Davada davacı kurum, taahhüt kapsamında yapılan harcamaların tahsilini istemekte, bunun dışında bir istemi bulunmamaktadır. Ortada davalı tarafından verilen taahhüdü geçersiz kılan bir durum da söz konusu olmadığına göre, mahkemece, taahhütname kapsamı doğrultusunda işlem yapılması ve istenen tazminatın bu doğrultuda hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.