YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11075
KARAR NO : 2009/10269
KARAR TARİHİ : 16.11.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davada Bursa Osmangazi İlçesi C:20 H:272’de kayıtlı … ve … kızı 1902 Bosna doğumlu … ile Sakarya Akyazı İlçesi … Mahallesi C:3 H:33’de nüfusa kayıtlı 1908 … doğumlu …’ın aynı kişi olduğu ileri sürülmüş, nüfus kayıtlarının düzeltilerek …’nin davacının babası …’in annesi olduğuna ve …’nin ölüm tarihinin 1961 değil de 1927 olduğuna karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, Bursa İli Osmangazi İlçesi Çirişhane Köyü Cilt:20 Hane:272’de kayıtlı olan … ve … kızı Bosna 1902 doğumlu … ile Sakarya İli Akyazı İlçesi … Mahallesi Cilt:3 Hane:33’de kayıtlı … ve … kızı … 1908 doğumlu …’ın aynı kişi olduğu ileri sürülerek nüfus kayıtlarında …’nin davacının babası …’in annesi olup (…’nin) ölüm tarihinin 1927 olarak düzeltilmesi istenilmiş, mahkemece davanın kabulüyle İzmir İli Buca İlçesi Valirahmibey Mahallesi Cilt:20 Hane:2464’de kayıtlı … T.C. kimlik nolu …’in annesinin 1902 … doğumlu … ve …’dan olma … ve ölüm tarihinin de 1927 olduğunun tespitine ve bu şekilde nüfus kayıtları arasında irtibat sağlanmasına karar verilmiştir.
HUMK.nun 388.maddesi gereğince hüküm sonucu kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece verilen kararda davanın kabulüne ve …’in annesi olduğunun tespitine karar verilen …’nin … Mahallesi Cilt:3 Hane:33’deki … mı, yoksa; Bursa Osmangazi Çirişhane Köyü Cilt:20 Hane:272’deki … mi olduğu kesin olarak anlaşılamamıştır. Mahkeme kararında, …’in nüfus kaydında annesi olarak görünen …’nin kimlik bilgileri kayıttaki gibi aynen yazılmış sadece doğum yeri … olarak belirtilmiştir. Ayrıca hangi kayıtla irtibat kurulduğu anlaşılamayacak ve infazda tereddüt yaratacak şekilde yukarıda açıklanan yasa hükmüne aykırı olarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.