Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/11123 E. 2010/722 K. 26.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11123
KARAR NO : 2010/722
KARAR TARİHİ : 26.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti vE taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında iklim koşulları, arazinin topografik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözönünde tutulduğunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) kuru tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranı %6, sulu tarım arazilerinde %5 olarak alınmaktadır.
Hal böyle iken bilirkişi kurulu raporunda sulu olduğu anlaşılan çayırlık olarak tespit edilen 1/3’lük kesiminin değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %6 olarak kabulü,
2- Çayırın değerlendirme tarihi olan 2008 yılı itibarıyla sulu şartlarda dekar başına ortalama verim, ortalama toptan satış fiyatı ve dekar başına üretim giderine ilişkin veri listesinin İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporunun denetlenmemiş olması,
3-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11.maddesinin 1.fıkrasının f bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için aynı yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 15.maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği gün itibarıyla dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Bu sebeple, bilirkişi kurulunca münavebeye alınan ürünlerin değerlendirme tarihi olan 2008 yılı itibarıyla sulu şartlarda dekar başına ortalama verim, ortalama toptan satış fiyatı ve dekar başına üretim giderine ilişkin veri listesine göre taşınmazın değerinin tespiti gerekirken yasaya ve Yargıtay uygulamalarına uygun düşmeyecek şekilde sulu tarla olarak kabul edilen 2/3’lük kısmının değerinin tespitinde şeker pancarı, buğday, ayçiçeği ürünlerinin son beş yıllık veriminin ortalamasının değerlendirmeye esas alınması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıda değinilen hususlar eksiksiz olarak yerine getirilmeli, bu bağlamda bilirkişi kurulundan açıklanan hususlara uygun ve denetime elverişli ek rapor alınmalı, oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 26.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.