Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/1116 E. 2009/6222 K. 09.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1116
KARAR NO : 2009/6222
KARAR TARİHİ : 09.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim borcu olarak tahakkuk ettirilen 74.078,18 YTL’den talep edildiği kadar borçlu olmadıklarının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemenin 18.11.2008 günlü kısa kararında “Davalı idare tarafından 19.10.2007 tarihi itibariyle tahakkuk ettirilen 48.265,32 YTL asıl alacak, 25.812,86YTL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 74.078,18 YTL’den: davacı …’ın asıl borç ve faiz dahil 74.078,18 YTL için, davacı …’ın 7.067,22 YTL işlemiş yasal faiz için, davacı … ’nın asıl borç ve faiz dahil 30.486.00 YTL için borçlu olmadıklarının tespitine” karar verildiği halde, gerekçeli kararda “Davalı idare tarafından 19/10/2007 tarihi itibariyle tahakkuk ettirilen 48.265,32 YTL asıl alacak, 25.812,86 YTL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 74.078,18 YTL’den; davacı …’ın asıl borç ve faiz dahil 74.078,18 YTL için, davacı …’ın 7.067,22 YTL işlemiş yasal faiz için, davacı …’nın asıl borç ve faiz dahil 30.486.00 YTL için borçlu olmadıklarının (davalı …’nın sorumluluğunun asıl alacak ve işlemiş faiz dahil 43.592,14 YTL ile sınırlı kalması kaydı ile 48.285,32 YTL asıl alacak 18.745,64 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.010,96 YTL için davalılar … ve …’nın müteselsilen borçlu olduklarının) tespitine” karar verilmesi suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Sonradan yazılan gerekçeli kararın tefhim edilen kısa karara uygun olması gerekir. Yukarıda sözü edilen çelişki 10.04.1992 gün ve 1991/7-1992/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca mutlak bozma nedenidir. Anılan İçtihadı Birleştirme kararı gereğince diğer hususlar incelenmeksizin mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine, 09.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.